banner
KURS DELİSİ

Uzun zaman aradan sonra arkadaşıma sürpriz bir şekilde rastlayınca hasretle kucaklaştık. Nerede ise okulun bittiği liseden bu yana O’na hiç rastlamamıştım. Çünkü lise bittikten sonra bu şehirden ayrılmış, yıllar sonra iş nedeni ile doğup büyüdüğüm şehre dönmüştüm. İstanbul’da sigorta üzerine çalıştığım özel firma, doğup büyüdüğüm şehirde büyümek istiyor ama yönetici olarak atadıklarından beklenen verimi alamıyorlardı. ..
Devamını Oku…

banner
YAKARIM BU GEZEGENİ

“Yakarsa dünya’yı garipler yakar.” – Müslüm Gürses Renkler, asırlar boyunca kullanılmaktan solmuştu artık. Şehir daha bir solgundu, insanlar yaşamaktan daha bir yorgundu. Asırlar boyunca süre gelen bir eylemin yorgunluğuydu onlara atalarından kalan ve genlerle bir sonraki nesle aktarılan. Yorgunduk artık yaşamaktan. Dürüst olmak da gerekirse, ikiyüzlüydük en pahalısından. Her gün hayata sövüp gene de yaşayabiliyorduk ..
Devamını Oku…

banner
MYG İLE MEZARLIK SOHBETİ

Ayaz bir rüzgâr esiyor. Tokat gibi gelip yapışıveriyor yüzüme. Ellerimi ceplerimden bir saniye olsun çıkarmak donmama sebep olacakmış gibi geliyor. Yanımdaki ise hiç hissetmiyor sanki ne ayazı ne yaslandığı metal korkulukların soğuğunu. Yüzlerce dolarlık olduğunu tahmin ettiğim gösterişli deri ceketinin önü açık ve benim ödümü koparan deli rüzgârda öylece kıpırtısız duruyor. Bacaklarını saran dar kotundaki ..
Devamını Oku…

banner
YAKARIM BU GEZEGENİ!

“Yakarsa dünya’yı garipler yakar.” – Müslüm Gürses Renkler, asırlar boyunca kullanılmaktan solmuştu artık. Şehir daha bir solgundu, insanlar yaşamaktan daha bir yorgundu. Asırlar boyunca süre gelen bir eylemin yorgunluğuydu onlara atalarından kalan ve genlerle bir sonraki nesle aktarılan. Yorgunduk artık yaşamaktan. Dürüst olmak da gerekirse, ikiyüzlüydük en pahalısından. Her gün hayata sövüp gene de yaşayabiliyorduk ..
Devamını Oku…

banner
ŞAİR

Belki de o gece yemin etti şair Bir daha eline kalem almamaya Ağlaya ağlaya yazmamaya Gözyaşlarıyla dost Gülüşleriyle düşman olmamaya Belki de o gece çok kırılmıştı şair Kimseyle konuşmak istemedi Sadece içindeki haykırışları duymak istedi O gece hayatında İnsanlara ait bir kırıntı bile görmek istemedi Belki de o gece çekip gitmek istedi şair Her şeyi ..
Devamını Oku…

banner
BABA EVİ

“Baba evindeyim bugün tepemde dolunay Nasıl doluyum birikmiş yalnızlıklar Ayın umurunda mı cama vurmuş şavkı Adamın biri de tutturmuş damar bir şarkı” Kasım’ın en karmaşık günleri… Soğuk ve sıcak havanın harmonisi yaşanıyor. Kaldırımlarda güz yaprakları sararmış uzanıyorlar öylece. Ara sıra bir rüzgâr üflüyor, uçuşuyorlar. Umurlarında değil dünya. Hiç var olmasalar da olur. En azından yalnız ..
Devamını Oku…

banner
MART

“soğuk diye yazılır bahar diye okunur martın asabiyeti yalnız bana dokunur” zemherinin koynunda uyansa toprak ana vakitsiz fırtınadan baharı koruyorum bir vaveyla yükselip an düşse coğrafyana bense gönül çölünde sanrılar kuruyorum hasreti yurt edindim orada duruyorum güneşin hükmü biter kirpiğinin neminde gün günü devralırken bulutların deminde doğduğum günden beri aşkın cehenneminde görünen zebaniyi hayıra yoruyorum ..
Devamını Oku…

banner
ÖLÜM

Ayaz bir kış akşamında şehrin göğe en yakın yerinde sise gömülmüş hayalini izliyorum şehrin göz bebeklerinden… Gözlerinden gözlerime perde perde akarken mazi ansızın hayalime bir sahne olup çakılıyor yarınımdan bugünüme. Kulağımda taze gelin ninnileri her şeye inat mırıldanmaya devam ederken, minarelerden ulu bir nida yükseliyor sislerin üstünden. O davudi ses ile hayalin de gözlerin de ..
Devamını Oku…

banner
BAHANENİN HİKAYESİ

“Aşk eteğin tutmak gerek akıbet zeval olmaya Aşktan okusan bir Elif kimseden sual olmaya” Yunus Emre Kırık dökük bir hikâyeden. Hikâyenin hakkı için. Kavganın, gürültünün, dillere, diller ile birlikte kan katran kalplere pelesenk olan küfürlerin eksik olmadığı bir günden. Neden yazmaya bu kadar iştiyak duyuyorum? Kendimi, yazmaya neden bu denli zorunlu hissediyorum, bilmiyorum. Hayır, canım, ..
Devamını Oku…

banner
BİR FİDAN HER TOPRAKTA YEŞERMEZ

Babası Bayram emmi, Hacı Amat’ın ince belinetarihin en ağır yükünü vurdu: Hacı Amat evlenecek ve babası Bayram emmiye bir erkek çocuk verecekti. Hacı Amat askerlik çağına ermişti ama onu askere almadılar. Çünkü Hacı Amat askerlik çağında olmasına rağmen bedeni henüz on yaşındaki bir çocuk bedeninden farksızdı. Oturdukları mahallede onun dengi tek bir kız yoktu. Ancak ..
Devamını Oku…