banner
SATTIK SATTIK

  Domuzlar girmiş bizim mısır tarlasına vaktinde. Babamlar koşmuş dağıtmış hepsini. Harap olmuş tarlanın mısırları. Tekrar başlamış maaile çalışmaya. Tekrar olmuş mısırlar. Tekrar yeşermiş tarla. Öldü babamla karısı bir gece yarısı. Bizim vaktimiz geldi artık. Zor geldi tarlada çalışmak. Sattık bizde mısır tarlasını, şehirden gelen fabrikatör Necip Bey’e. İlk başlarda işlemedi fabrika köy yerinde. Sonrasında ..
Devamını Oku…

banner
YAZAK’TAN ÖYKÜ YARIŞMASI

  Yazarlık Akademisi Derneği (YAZAK) ile Acemi Edebiyat Dergisinin birlikte düzenlendiği ödüllü 4.öykü yarışması başvuruları başlamıştır. Yarışma 2 kategoride yapılacaktır. Yarışma büyükler ve İstanbul il sınırları içerisinde okuyan lise öğrencileri için ayrı olarak düzenlenmiştir. Yarışma para ödüllü olup katılmak isteyenlerin daha detaylı bilgi almaları için; http://www.yazak.org/ adresini tıklamaları yeterlidir.   67 views

banner
BATAN GÜNEŞ

  İçi içine sığmıyordu. Sonunda bir iş bulmuş, boş gezenin boş kalfası olmaktan kurtulmuştu. Sevinçle onun bulunduğu yöreye doğru yürüdü. Artık sevdiği kıza evlenme teklifi yapabilirdi. Pırıl pırıl bir güneş ortalığı aydınlatıyor, gönlüne ışık saçıyordu. Mutluluk güneşiydi bu. “Sevinmek, mutlu olmak senin de hakkın” der gibi parlıyordu gökyüzünde. Sevgilisinin karşıdan gelmekte olduğunu görünce içindeki kuş ..
Devamını Oku…

banner
BAY MÜFETTİŞ

  Söylediklerine göre, son yirmi yılın en soğuk kışı olacakmış! Henüz kasım ayının ilk haftasındaydık. Daha düne kadar gündüzler güneşli, hafif rüzgârlı veya puslu geçiyordu. Gecelere serinlik çöküyor, bazı geceler don bile görülüyordu. Pastırma yazı dedikleri sıcaklar birden yerini kamçılı rüzgârlara, arkası kesilmeyen yağmurlara bıraktı. Soğuktan titreşen sokak hayvanlarına, saçak altlarına sığınmaya çalışan kuşlara içim ..
Devamını Oku…

banner
FIRTINA

  Sazlıkların arasından dolanarak kanalda ilerleyen üç tekne. En başta Pinterci var, kılavuzluk ediyor diğer iki tekneye. Yolunu şaşırmadan çıkabilmek ustalık işi bu labirentten Akdeniz’e, laciverte. Ummadığın anda su bitiverir, hop çıkarsın sazlıklardan karaya. Sonra oradan tekneyi tekrar suya döndürmek zahmetli iş, bir sürü uğraş. Pintercinin teknesi küçük, pancar motorlarının sesiyle sazlıklardan havalanıyor sakar mekeler. ..
Devamını Oku…

banner
OYUN BİTTİ – II

  Vakit, gece yarısını geçmişti sanırım. Uykusuzluk gözlerime ve omuzlarıma binmeye başladı. Karım, başını çevirdi ve dudaklarını sıkarak gizlice esnedi. Yüzüme baksaydı, bana da bulaşacağına emindim esnemenin. Böyle durumlarında genellikle saate bakarız, ama aklımıza bile gelmedi. Bir ara ürperdiğimi duyumsadım, hava serinlemişti anlaşılan. Çocukların üstünü örttük. Bir iç itişiyle yatağımıza gittik. Yüz yüze kucaklaşarak yattık. ..
Devamını Oku…

banner
KAN MİSKETLERİ

  Unutmayı öğrenmeli en azından Kocaman bir ağlayışıyla ölüm içinden Ekmeği suyu hatırlayarak Yokluğu en fazla susarak Gizlemeyi öğrenir küçük bedenli Büyük hayalli insanlar Sınırlar içinde yokluk  Yokluk ki insanı çabuk büyüten manevi bir tokluk Seven birinin en büyük silahıdır vazgeçmek Bir fakiri güzelleştirir dualarıyla  Kan misketleri Son buna benzer kaybolan her şey de Yanaklarına ..
Devamını Oku…

banner
MİNNET DUYGUSU

Gece boyunca inceden inceye atıştıran kar, sabaha karşı şiddetini iyice artırıp tipiye dönmüştü. Dizimize kadar gömüldüğümüz kar içinde yavaş yavaş ilerliyorduk. Omuzladığımız tabut kurşun gibi ağırlaşmış, kamçılı kış rüzgârına maruz kalan yüzümüzü, ellerimizi hissedemez olmuştuk. Savrulan karlar yüzünden nereye bastığımızı bilmez bir vaziyette camiye doğru yürüdük. Emanetimizi musalla taşına yerleştirdik. Kendimi bildim bileli elini bırakmadığım ..
Devamını Oku…

banner
OYUN BİTTİ-I

  Son duruşmada berat ediyorsun, yüzüne tahliye kararı okunuyor, ama ne zaman özgürlüğe kavuşacağını bilmiyorsun. Çokça bir hafta kadar sürerdi işlemler, bazen on günü bulduğu da olurdu. Eşim, çocuklarım eve geleceğimi biliyorlardı elbet, ancak cezaevi kapısından ne zaman çıkacağım belli değildi. Bundan olsa gerek, tahliye günü kapıda yakınlarını bekleyen kimseyi bulamazdınız. Akşama doğru, hafta içinde ..
Devamını Oku…

banner
ÇIKMAZ SOKAKLAR

Ruhunun bedeninden yaşlı olduğunu haykıran bal rengi gözlerine takıldım kaldım, kıştan kalma is kokulu bir günün sabahında… Masum gelinciğin yaprağındaki çiy tanesi kadar yalnız ve sessizdi. Kuruntulu gölgelerin cirit attığı bu dünyada geceden sabaha yürümüş gibi yorgun, kalıtsal bir hastalığı varmış gibi titrekti tüm bedeni. Şeffaf teninin altındaki mavi damarlar içi su dolu kanalcıklar gibi belirgin, hareketleri suçüstü ..
Devamını Oku…