banner
KÖPRÜ BAŞINDA

Bacaklarımdan şöyle bir tamir geçip, oturduğum yerde görebileceğim bir işe koydular beni: Yeni köprüden geçenleri sayıyorum. Hani ustalıklarını rakamlara dayandırmak hoşlarına gidiyor. Bir manasız hiçten başka bir şey olmayan birkaç rakamlık bir sayı karşısında sarhoş olup çıkıyorlar. Bütün gün, bütün gün, ağzım, sessiz sedasız, bir saat çarkı gibi işliyor, akşamleyin onlara bir sayı zaferi sunabilmek ..
Devamını Oku…

banner
BUZDOLABI

Buzdolabı… Adı üstünde olduğu gibi… Buzu çok olmasa da buzdan dolap ya da dolaplı buz… Her evin mutfak ya da kilerinde mutlaka yer alan genellikle beyaz renkte, dikdörtgen biçiminde olan ve yemeklerin, çeşitli gıda maddelerinin, meyve ve sebzelerin bozulmaması için gerekli olan beyaz eşya; ama bizim evdeki buzdolabını ecza dolabı ile eşitlemek gerekiyor. Bizim evin ..
Devamını Oku…

banner
HAYATIN ÖZETİ

Annesi her sabah erkenden kalkmayı alışkanlık haline getirmişti. Biricik kızı için kahvaltı sofrasını özenle kurmaktan haz duyardı. Kızcağız maalesef pazar günleri dışında doğru dürüst kahvaltı yapamıyordu oysa en çok sevdiği öğündü Elif’in. Nar gibi kızarmış ekmekten irice bir parça kopardı Elif. Arasına ince bir dilim beyaz peynir yerleştirdi, birkaç lokmada bitirdi. Mis gibi demli çaydan ..
Devamını Oku…

banner
AŞİNA GÖNÜL

Gözüm seni gördü, sana aşina Her sabah güneşi bahar yüzünde Ağır gelir seni bende saklamak Gözüm gider gönül sana aşina   Saçlarımda beyaz ellerde nasır Olmasın damım yeter tek hasır Geçtiğin yollara adımlar basıp Hayaline gider ayak aşina   Manolyanın dalı kaldırımlarda Gövdesini sarmış güle aşina Sevmenin yükü ağırdır elbet Seven sevdiği kula aşina Atilla ..
Devamını Oku…

banner
KAMBUR’UM

Yaşamını en mahrem arkadaşından bile saklardı. Biz ki onun bu sırrına edepsizlik arzuhaliyle yanıt verircesine her akşam garsonun veremli kızının karşısında, gecenin ayazında, sokak çocuğunun tam yattığı yerin yanı başında onu geçmişiyle sorgulardık. “Tahi” diye seslenen çoktu bu ucube köşede ona. Bense her daim lakabının anlamını merak eder lakin sıkılgan bu adama sormazdım. Daha çok ..
Devamını Oku…

banner
SENDEN BANA KALAN

Dilimde paslı bir yalnızlık tadı Ya da kekremsi tuzu denizlerin Bir ince hıçkırık bir tel boğazımda Kalbimin sızısı bilmem ne kadar derin Bana kalan hiçlik, karanlık,sensizlik Bana kalan sessizlik ve yakıcı gözlerin Orhan Tuncay 5 views

banner
ARTIK YILLAR

Bir otomobilin penceresinden geçiyor Son kullanma tarihi geçmiş zamanlar… Palmiyeler yolcu ediyor, Sıra sıra dizilmiş askerler gibi Saygıyla selâmlayarak yaşanmışlıkları!   Gökyüzü cayır cayır yanıyor, Seyhan gölünde martılar kıpırtısız, Doğduğum, doyduğum, yaşadığım Dünyadaki en güzel yer!   Sevda türküleriyle yıkanmış Seyhan’dan Bereket yüklü Yüreğir’e doğru Yeşille mavinin ufkunda Güneş doğuruyor greyfurtlar! Tatları kaderlerimize benzeyen Acı, ..
Devamını Oku…

banner
YARA

Güneş alabildiğine yakıyor ortalığı. Titreşerek yükselen nazlı buharın altında göz alabildiğine geniş plaj uzanıp gidiyor. Deniz derin bir uykuya yatmış. Tembel dalgalar ağır ağır itişiyor ince kumsala doğru. Dalgaların köpükten kaşları sahile vuruyor, şuradan buradan kopup gelen zerrecikler ve öteberilerle süsleniyor. Sonra, başlangıçta aydınlatan, giderek koyulaşan, beyazlığını yitiren ve un gibi ince kumun üzerinde tembel ..
Devamını Oku…

banner
PENCERENİN ÖTE YANINDAKİ SESSİZ ÖYKÜ

Sabahın erkeninde uykulu gözlerini kapamamak için direnen Itır, o pencereyi görmeyi bekliyordu servis sokağa saptığında. Gözlerini yumsa uyuyacakken o pencereye bakmak için başını koltuğa hiç dayamazdı. Hadi uyursa, hadi gizli bir selam gönderdiği o pencere kenarındakileri göremezse diye. Geniş bahçesindeki çimleri hep bakımlı sitenin bloklarından biri önünde boy vermiş sedir ağacının kozalaklarına bakarken fark etmişti ..
Devamını Oku…

banner
BİR KARPUZ SERGİSİ

Birden bire ellerimi öpmeye başladı. Yüzü kıpkırmızı olmuştu. Şimdi yalnız kırmızı küçük kulaklarını, ensesinin çukuruna düşmüş dumanlı kumral saçlarını görüyordum. Bir an içinde değişivermiştim. Bir başka insandım. Bütün muhakemelerim altüst olmuş; fikirlerim değişmişti. Bu anda benden her şey yapılabilirdi. Bu ellerimin öpüldüğü birkaç saniyede benden bir dünya istenebilirdi. Ben bu dünyayı yaratacak kadar kuvvetliydim. O, ..
Devamını Oku…