banner
ANNE -OĞUL DÜETİ

-Dünya büyülü bir yer anne -Sen hayallerinde koşmaya devam et yavrum! -Hayat kemikli bir iskelet anne -Yaşarken ölmemeye dikkat et yavrum! -Gözümde aklımın ipuçları, cevabı buldum anne -Sen sükûnette karar kılmaya devam et yavrum! -Kurtlar sofrasına beni bırakıp gitme anne -Çözüm de gözüm de sende yavrum! -Çile kapısı biter mi anne? -Sayılı gün gelir geçer ..
Devamını Oku…

banner
HAYÂL VE SOKAK

Bir İstanbul rüzgârı esmekte dar sokakta Hüzünler pencerede dertler arka sokakta Başucumda bekleyen karabasan kâbusu Şeytanın süngüsü mü köşelerde, bucakta? Eskilere götürür her yağmurun damlası Nedendir acı verir sevgiliyi anması Pencereler karanlık sokak ışıklarında  Tek verdiği aydınlık zaman âşıklarında Rahatlatıyor beni kulağımda gülüşün Bu soğuk sokaklarda hayale örtünüşüm Bırak ben alışkınım bu rüzgârın sesine Bir ..
Devamını Oku…

banner
SİYAH GÜL

Foto muhabiri Kemal yazı işlerindeki odanın kapısından içeri girdiğinde, Pınar, internette çiçeklerin diliyle ilgili bir araştırma yapıyordu. “Beyaz gül sadakat, kırmızı gül aşk, sarı gül arkadaşlık, pembe gül zarafet…” Kemal, bilgisayarın yanındaki elmaya uzanırken: – Sana haberlerim var, dedi. Elmayı elinin içinde zıplatmaya başladı. Başkası olsa çoktan terslemişti ya, ona karşı bir zaafı vardı genç ..
Devamını Oku…

banner
BAY ÇEKİNGEN

Nice zamandır kuşlar gökyüzünde iken ben hep yeryüzünde idim. Onlar aşağıdaki dünyayı gözlerken ben yukarıya bakar onlara ait olan masmavi gökyüzünü izlerdim. Sadece kuşları izlemezdim. Yıldızlara da âşıktım. Kayan yıldızların meteor olduklarını bilmeme, ayın hep aynı yüzünü görmeme rağmen beyaz bulutlara hayallerimi karıp yerçekimine içimden lanet yağdırırdım. Benim için hapisle yeryüzü aynı anlama gelirdi. Ruhumun ..
Devamını Oku…

banner
NASIL EVLENDİĞİMİN RESMİDİR

Çayımız bitince anne ve babalarımız bizi baş başa bıraktılar. Babam ayrılırken “ Haydi oğlum, göreyim seni !” dedi. Ben de arkasından şöyle fısıldadım: “Onu sevmediğim halde sevdiğimi nasıl söyleyebilirim?” “Aptallık etme! Anlamazsın sen! Dediğimi yap, o kadar!” Babam öfkeli gözlerle süzdü beni. Kameriyeden çıktı. Tam o sırada yaşlı bir el kapı aralığından uzanıp masanın üzerindeki ..
Devamını Oku…

banner
HAYAT KIRIKLIKLARI

Mutsuzluk insanı içine çeken kör bir kuyu gibi… Üzüntünün üstüne biriken hayal kırıklıkları da eklenince dibi görmek kaçınılmaz oluyor. İşin daha kötüsü kaçasın varsa da kaçamıyorsun kaderinden. Bir kuytuda en ücra köşelere gizlensen dahi ensenden tutup yakalayıveriyor seni. Ne kadar tepinsen de pes edip boyun eğmeyi, kabullenmeyi öğreniyorsun zamanla. Hırçın bir anne eli gibi hayat, silleleriyle ..
Devamını Oku…

banner
KIZIL SAÇLI KADIN

Kızıl saçlı kadın masaya bıraktı hazanları Gün gülümserken sevda sözleri ağırdı Çiçek renkli gülüşlerden ödünç aldı yalnızlığı Gitarıyla serin saatlerden melodiler çaldı   Gezindi sonra çıplak derinliklerde Düne ait olan anlarda Kızıl saçlı kadın Çarpı bacaklı adamları sevdi Neyi yitirse dönüyordu yine kendine Alışıktı ezelden pas renkli yalnızlığa melodiler söylemeye Dokunuyordu uçarı maviliğe Çilli serçelerden ..
Devamını Oku…

banner
CENAZE ARABASININ ŞOFÖRÜ

Yağmurlu caddenin ve hüzünlü sokağın isteklerine uygun bir gündü. Cenaze aracı, defin edilecek kişinin bulunduğu apartmanın önüne geri geri yanaştı, sol arka tekeri dışında neredeyse tamamen kaldırımın üzerine çıktı. Aşağıda kalan sol arka teker kaldırıma bitişik mazgalı tümüyle kapadı ve çamurlanmış yağmur suyu yolun kenarında birikmeye başladı. Yeşil cenaze arabasının üzerinde beyaz “…. Belediyesi ” ..
Devamını Oku…

banner
KURMACA

“Recep usta, tuzluk tasarımı nasıl gidiyor?”diye sorulduğunda adamın morali bozuldu. Belli etmedi. Tuz fabrikası, lokanta zinciriyle anlaşmış, siparişleri artmıştı. Himalaya’dan gelen kaya tuzu büyük taneli istenmişti. Recep “tuzun büyük taneli istenmesi yetmiyormuş gibi başıma tuzluk tasarımı da çıktı,” diye içinden geçirdi. “Bilal Bey, gövde hazır ama kapağın deliklerini yeterince büyütemedim,” derken patronun yanındaki delikanlı;  “Kapağın ..
Devamını Oku…

banner
BOZGUN

Deprem yaşamışım, Umutlarım hedef tahtası, Kurşun yarası düşlerim! Ölüm Demokles’ in kılıcı, Tepemde gel-gitler, Duygularım harman yeri, Göçebe miymiş yüreğimdeki aşk? İçimdeki boşlukta Şafağı örüyor örümcek Katran karası kaderime inat, Gökkuşağı oluşturmuş rengârenk! Harika Ufuk