banner
ACI TANIŞMA

Yurdundan ayrı olmanın kahrını duya duya, kim bilir kaçıncı gurbet akşamlarından birini daha yaşıyor. Hanidir eline gözüne, aklına gönlüne bir yalnızlık duygusudur sinmiş, baştan ayağa, bütün hücrelerine çöreklenmişti. Çalıştığı bu yabancı kasabada, üç beş tanıdığının dışında, hemen hiç kimsesi yoktu. Tanıdıklarıyla da, dilediği anlarda konuşup görüşmesi yasaklanmıştı. Hoş, günleri de saat dilimlerine göre ayarlıydı. Belli ..
Devamını Oku…

banner
AHRETLİK

Rüzgâra kapılmış savruluyor her şey. Şehirler, kasabalar, dağlar, ağaçlar… Gök makas yemiş atlas kumaş gibi yırtılıp açılıyor. O kıyamet karmaşasında aklıma bir cümle takılıyor: Bilmekle başlar her şey. Ardından o insanı delirten sorular. Kimsin, necisin, nereden gelip nereye gidersin? Bir an düşününce mahşer, hesap, ahiret âlemi ve onu yaşayacak oluşum ürpertiyor beni. O ilk cümleyi ..
Devamını Oku…

banner
DÜŞ

Karanlık bir sisin ortasındaydı. Sessizdi her yer. Üzerine gelen kümelenmiş dumanın peşinden gitti.  Korkuyordu. Kalbinin titrek atımlarını kulaklarında duyuyor,  gırtlağına kilitlenmiş tükürüğünden kurtulamıyordu. Sonra kayboldu dipsiz kuyuda. Çıkmamacasına… Uyanmıştı. Ter içindeydi. Gecekonduya giren hanımeli kokusunu duyumsadı. Güneş neredeyse tam tepedeydi. İçeriye aydınlığı çökmüştü. Yağda kızarmış biber ve sarımsaklı domates sosunun buharını nefesine çekerken, eşinin mutfaktan ..
Devamını Oku…

banner
AĞIRDIR AŞK ARALIK GECELERİNDE

Ağırdır aşk aralık gecelerinde Beşiğinde sallar gibi kızgın bir ateşi Her saniye, seneler andırır hararetiyle Saçını okşar gibi bir yetimi hasretiyle   Ağırdır aşk aralık gecelerinde Beynimde ölü kemikleri Gözlerimde tükenmişliğin sancısı Bilinmeyen denkleme doğru ‘x’ gibiyim; meçhul ve âşık   Ağırdır aşk aralık gecelerinde Kalbimde biriken yorgun gözyaşlarım Şıpırdar yanaklarımda sızım, ansızın Aşk kokarak ..
Devamını Oku…

banner
FLAŞLAR PATLAMASIN!

Ofiste beni bekleyen onca işin arasında bir de mesai arkadaşım Gülgün’ün doğum günü kutlaması iki ayağımı bir pabuca sokmuştu. Arkadaşlar Gülgün için kocaman bir doğum günü pastası hazırlatmışlar ve ortasına yirmi dört adet mum dikmişlerdi. Aman ne güzeldi! Gülgün yaşlanmanın şerefine tam yirmi dört adet mumu söndürecek ve içinde bulunduğu anın keyfini çıkartacaktı. Ortaya gelen ..
Devamını Oku…

banner
SİYAH KARANFİL

Kış başıydı sanırım, Bir çift üzüm göz düştü satırlarıma… Simsiyah bir gül gibi, Saklı bahçemde açan bir özlemdi, Griler vardı hâyâ ’lı yapraklarında Siyahlarla yazgıyı paylaşan, Hayata gülen bir karanfildi tanıdığım Siyah, hırçın bir karanfil… Yeni başlayan bir günde tanıdım onu Güzellikler çoktu anılarında, Bakışlarını kaçırmıyordu konuşurken, Düşüncelerinde dans eden yolculuklar, Ellerinde sevgi, nöbetteydi… Gün ..
Devamını Oku…

banner
AYRILIK

Tek kalemde alındı karar ve her şey bitti. Ağlıyordu kadın. İçinde sakladığı enfiyenin soluk bir bedene huzur vermesi gibi ağladıkça huzura erip kendi kendini uyuşturuyordu. Kimi zaman hıçkırarak, kimi zaman da sessizce, gözyaşlarını avuçlarında sakladığı mendiline silerek ağlıyordu. Yılgın ve kızarık eylül ayının yirmi birinci gününde sevdiği adam onu terk etmişti. Yürüyemeyecek bir ilişkinin bitmesinden ..
Devamını Oku…

banner
ŞEHRİN ÖNÜNDEKİ MABETTE UYKU

Bir gece yolculuğu esnasında Bay Hu ‘nun yolu bir mabede düştü. Kapıyı çaldı, o gece orada kalmak için bir yer istedi. Kapıya ihtiyar bir rahip geldi, dedi ki: “Mabedin içinde seni yatıramayız; doğu tarafındaki binada bir yatak var, orada da ben yatıyorum. Batıdaki binada yer var ama yatak yok. Yalnız, orada birinin bıraktığı boş bir ..
Devamını Oku…

banner
KÖTÜ KIZ

Kelimelere umutlarımı  Nedenlerimi türettirdim.  Anlatacak kişi vurulabilir mi?  Denedim;  Doğru ve dar olandı sevda.  Samanyolunu deprem  Duygusu ile serinletecek  Yaptıklarımız… Duyulmayacak coşkumuz  Azametin eli gerekecek  Bilecek aşkın elden  Çıkarılacağını  Bilecek, Geceler de  Avuçlarımızda  Göçüyorum duyulmayası  Başka merhalesine yeryüzünün  Sözcük kurşunu çokken  Sarf oluyor fırtınanın suya batması  Susarız açmışken hava  Bi haber yeryüzünden Sorgularız huzursuzlukları  Yobazlıklara  Diri gelir ..
Devamını Oku…

banner
BALIKLI GÖL

Su, asırlardır ağlar; Orman uzaklaşır günden güne Dağ, arkadır sahipsizlere… Mezopotamya’da Babil’de Meleklerin kanatlarında Yeşerirken umutlar, Sen- ben değil, zamandır yaşlanan… Kaç rüzgâr eskitir kelaynaklar, Direnirler Üstelik kanatları kırılsa da…   Kızıla boyalı dudaklardan Dökülen nefret söylemleri, Kan kokusu sinmiş giysiler al… Putlar paramparça edilmiş, Balta taş heykelin elinde duruyor.   Zalim, nereye giderse gitsin ..
Devamını Oku…