banner
FLAŞLAR PATLAMASIN!

Ofiste beni bekleyen onca işin arasında bir de mesai arkadaşım Gülgün’ün doğum günü kutlaması iki ayağımı bir pabuca sokmuştu. Arkadaşlar Gülgün için kocaman bir doğum günü pastası hazırlatmışlar ve ortasına yirmi dört adet mum dikmişlerdi. Aman ne güzeldi! Gülgün yaşlanmanın şerefine tam yirmi dört adet mumu söndürecek ve içinde bulunduğu anın keyfini çıkartacaktı. Ortaya gelen ..
Devamını Oku…

banner
SİYAH KARANFİL

Kış başıydı sanırım, Bir çift üzüm göz düştü satırlarıma… Simsiyah bir gül gibi, Saklı bahçemde açan bir özlemdi, Griler vardı hâyâ ’lı yapraklarında Siyahlarla yazgıyı paylaşan, Hayata gülen bir karanfildi tanıdığım Siyah, hırçın bir karanfil… Yeni başlayan bir günde tanıdım onu Güzellikler çoktu anılarında, Bakışlarını kaçırmıyordu konuşurken, Düşüncelerinde dans eden yolculuklar, Ellerinde sevgi, nöbetteydi… Gün ..
Devamını Oku…

banner
AYRILIK

Tek kalemde alındı karar ve her şey bitti. Ağlıyordu kadın. İçinde sakladığı enfiyenin soluk bir bedene huzur vermesi gibi ağladıkça huzura erip kendi kendini uyuşturuyordu. Kimi zaman hıçkırarak, kimi zaman da sessizce, gözyaşlarını avuçlarında sakladığı mendiline silerek ağlıyordu. Yılgın ve kızarık eylül ayının yirmi birinci gününde sevdiği adam onu terk etmişti. Yürüyemeyecek bir ilişkinin bitmesinden ..
Devamını Oku…

banner
ŞEHRİN ÖNÜNDEKİ MABETTE UYKU

Bir gece yolculuğu esnasında Bay Hu ‘nun yolu bir mabede düştü. Kapıyı çaldı, o gece orada kalmak için bir yer istedi. Kapıya ihtiyar bir rahip geldi, dedi ki: “Mabedin içinde seni yatıramayız; doğu tarafındaki binada bir yatak var, orada da ben yatıyorum. Batıdaki binada yer var ama yatak yok. Yalnız, orada birinin bıraktığı boş bir ..
Devamını Oku…

banner
KÖTÜ KIZ

Kelimelere umutlarımı  Nedenlerimi türettirdim.  Anlatacak kişi vurulabilir mi?  Denedim;  Doğru ve dar olandı sevda.  Samanyolunu deprem  Duygusu ile serinletecek  Yaptıklarımız… Duyulmayacak coşkumuz  Azametin eli gerekecek  Bilecek aşkın elden  Çıkarılacağını  Bilecek, Geceler de  Avuçlarımızda  Göçüyorum duyulmayası  Başka merhalesine yeryüzünün  Sözcük kurşunu çokken  Sarf oluyor fırtınanın suya batması  Susarız açmışken hava  Bi haber yeryüzünden Sorgularız huzursuzlukları  Yobazlıklara  Diri gelir ..
Devamını Oku…

banner
BALIKLI GÖL

Su, asırlardır ağlar; Orman uzaklaşır günden güne Dağ, arkadır sahipsizlere… Mezopotamya’da Babil’de Meleklerin kanatlarında Yeşerirken umutlar, Sen- ben değil, zamandır yaşlanan… Kaç rüzgâr eskitir kelaynaklar, Direnirler Üstelik kanatları kırılsa da…   Kızıla boyalı dudaklardan Dökülen nefret söylemleri, Kan kokusu sinmiş giysiler al… Putlar paramparça edilmiş, Balta taş heykelin elinde duruyor.   Zalim, nereye giderse gitsin ..
Devamını Oku…

banner
AYNA

Şimale, Niémen kıyılarına, on beş yaşlarında, badem çiçeği gibi pembe beyaz, küçük bir adalı kız gelmişti. Sinek kuşları diyarından kalkıp gelmişti. Onu aşkın rüzgârı alıp getirmişti… Adadaki tanıdıkları:  – Gitme, demişlerdi. Karada hava soğuk olur. Kış, senin canına kıyar. Fakat küçük adalı kız kışa inanmıyordu. Soğuğu, ancak memleketinde içtiği şerbetlerden biliyordu. Hem sonra âşıktı da, ..
Devamını Oku…

banner
BELKİ

Her gece bir sokakta  Eyüp sabrı duyulur  O yok ve ben yatakta  Bir acayip şey olur O benden de elemli  Yansın geceler yansın  Fer yok yüreğim demli  Biri bana dayansın Tat kalmadı damakta  Duygu nefesim keser  Kapı gıcırdamakta  Belki gelir gülümser Ömer Ekinci Micingirt

banner
SAÇ TELLERİ

Yerde dağılmış beyaz ve kömür rengindeki saç tellerine baktı. Evet, dağılmış saç telleriydi bunlar… İki renk arasında ki kontrast hoşuna gitmişti besbelli. Bu zıtlık, son günlerde yaşadığı karmaşık duyguları ve gelgitleri yansıtıyordu onun için. Hem şimdilik sayılması zor olmayan saç telleri vardı yerde. Ağrıyan sırtını aşağıya doğru eğdi ve tek tek dökülen telleri saymaya başladı. ..
Devamını Oku…

banner
KAYIP DUMANLAR

Kar yağıyordu. Kalbinin ritmine kapılıp kurtulmuş bir saat düzeninde koşmaya başladı. Yağan karların üzerinde bata çıka ilerliyor, düz yol koşusundan daha fazla efor harcayarak koşuyordu. Küçük yerleşkenin yıkık damlı ve buzdan saçak tutmuş evlerini geçti. Damların altındaki havuca benzeyen bıçak gibi keskin buzlardan başını koruyarak, ağzının artan harareti karşısında sürekli yutkunmayı deneyerek koştu. Yabanıl atlar ..
Devamını Oku…