banner
ÖMÜR DEDİĞİN

Cemrelerin sıcaklığıyla uykudan uyanan tabiat ana, rahmetin bereketiyle rengârenk giysilerini giymiş görücüye çıkmıştı. Renklerinin sarmaş dolaş olduğu, bayram coşkusunun yaşandığı kırlar, ovalar cennet rengine bürünmüştü. Dinlenen, dinçleşen her bir ağaç çeşitli renk ve biçimde çiçeklerle bezenmişti. Kış mevsiminde toprağın sinesine tutunup istirahate çekilen tohumlar baş vermiş, yemyeşil çayır ve bahçelerde; nergis, sümbül, gelincik,  papatya, dağlalesi, ..
Devamını Oku…

banner
PERİ

Peri heyecanım var Korkmam ölümün beni istemesinden Karanlıkta yol alan kumulları yüzdüren rüzgar Kıramaz çatıları ay vururken evimden Dönen başın olsun Benden bil Uyuşturulmak insan için… Getireceğim seni yolun sonuna Kıskaçlarıma takılacak başka insanlar Gizli bahçelerde susuz büyürken sarmaşıklar Göğe çıkıyorum her gece Bulutlarda oturup Yaldızlara karıyorum kalbimi Çatlıyor süsten hamur Uyumak için çömleğe Yeniden ..
Devamını Oku…

banner
SENLİ YÜREĞİM

Ayaz yemiş yüreğimle Bu seni son görüşüm, Son sevişim olacak Kendime dost edindim Soğuk yalnızlıkları…   Son bakışın gözümde Ebedi canlanacak Kalmayacak içimde Nefsime uyduklarım Ne bana söylenenler, Ne senden duyduklarım   Hayalimdeki bahar. Hep hayalde kalacak, Hayal benim, aşk benim Sen, Sen diye ölürken Sen, Belki de ellerin. Atilla Tuncer

banner
ACI TANIŞMA

Yurdundan ayrı olmanın kahrını duya duya, kim bilir kaçıncı gurbet akşamlarından birini daha yaşıyor. Hanidir eline gözüne, aklına gönlüne bir yalnızlık duygusudur sinmiş, baştan ayağa, bütün hücrelerine çöreklenmişti. Çalıştığı bu yabancı kasabada, üç beş tanıdığının dışında, hemen hiç kimsesi yoktu. Tanıdıklarıyla da, dilediği anlarda konuşup görüşmesi yasaklanmıştı. Hoş, günleri de saat dilimlerine göre ayarlıydı. Belli ..
Devamını Oku…

banner
AHRETLİK

Rüzgâra kapılmış savruluyor her şey. Şehirler, kasabalar, dağlar, ağaçlar… Gök makas yemiş atlas kumaş gibi yırtılıp açılıyor. O kıyamet karmaşasında aklıma bir cümle takılıyor: Bilmekle başlar her şey. Ardından o insanı delirten sorular. Kimsin, necisin, nereden gelip nereye gidersin? Bir an düşününce mahşer, hesap, ahiret âlemi ve onu yaşayacak oluşum ürpertiyor beni. O ilk cümleyi ..
Devamını Oku…

banner
DÜŞ

Karanlık bir sisin ortasındaydı. Sessizdi her yer. Üzerine gelen kümelenmiş dumanın peşinden gitti.  Korkuyordu. Kalbinin titrek atımlarını kulaklarında duyuyor,  gırtlağına kilitlenmiş tükürüğünden kurtulamıyordu. Sonra kayboldu dipsiz kuyuda. Çıkmamacasına… Uyanmıştı. Ter içindeydi. Gecekonduya giren hanımeli kokusunu duyumsadı. Güneş neredeyse tam tepedeydi. İçeriye aydınlığı çökmüştü. Yağda kızarmış biber ve sarımsaklı domates sosunun buharını nefesine çekerken, eşinin mutfaktan ..
Devamını Oku…

banner
AĞIRDIR AŞK ARALIK GECELERİNDE

Ağırdır aşk aralık gecelerinde Beşiğinde sallar gibi kızgın bir ateşi Her saniye, seneler andırır hararetiyle Saçını okşar gibi bir yetimi hasretiyle   Ağırdır aşk aralık gecelerinde Beynimde ölü kemikleri Gözlerimde tükenmişliğin sancısı Bilinmeyen denkleme doğru ‘x’ gibiyim; meçhul ve âşık   Ağırdır aşk aralık gecelerinde Kalbimde biriken yorgun gözyaşlarım Şıpırdar yanaklarımda sızım, ansızın Aşk kokarak ..
Devamını Oku…

banner
FLAŞLAR PATLAMASIN!

Ofiste beni bekleyen onca işin arasında bir de mesai arkadaşım Gülgün’ün doğum günü kutlaması iki ayağımı bir pabuca sokmuştu. Arkadaşlar Gülgün için kocaman bir doğum günü pastası hazırlatmışlar ve ortasına yirmi dört adet mum dikmişlerdi. Aman ne güzeldi! Gülgün yaşlanmanın şerefine tam yirmi dört adet mumu söndürecek ve içinde bulunduğu anın keyfini çıkartacaktı. Ortaya gelen ..
Devamını Oku…

banner
SİYAH KARANFİL

Kış başıydı sanırım, Bir çift üzüm göz düştü satırlarıma… Simsiyah bir gül gibi, Saklı bahçemde açan bir özlemdi, Griler vardı hâyâ ’lı yapraklarında Siyahlarla yazgıyı paylaşan, Hayata gülen bir karanfildi tanıdığım Siyah, hırçın bir karanfil… Yeni başlayan bir günde tanıdım onu Güzellikler çoktu anılarında, Bakışlarını kaçırmıyordu konuşurken, Düşüncelerinde dans eden yolculuklar, Ellerinde sevgi, nöbetteydi… Gün ..
Devamını Oku…

banner
AYRILIK

Tek kalemde alındı karar ve her şey bitti. Ağlıyordu kadın. İçinde sakladığı enfiyenin soluk bir bedene huzur vermesi gibi ağladıkça huzura erip kendi kendini uyuşturuyordu. Kimi zaman hıçkırarak, kimi zaman da sessizce, gözyaşlarını avuçlarında sakladığı mendiline silerek ağlıyordu. Yılgın ve kızarık eylül ayının yirmi birinci gününde sevdiği adam onu terk etmişti. Yürüyemeyecek bir ilişkinin bitmesinden ..
Devamını Oku…