banner
BÜYÜLÜ DENİZ

Altı aydır denizdeydi. Eski takalar ile Karadeniz’in azgın sularında balıkçılık yapmıştı ama kıtalararası yolculuğa çıkışı ılık bir pazar sabahına rastlamıştı. Çıkış, o çıkış oldu boğazdan. Şimdi bilmediği bir yarımkürenin üzerinde yüzen demir gövdenin güvertesinden dolunayın aydınlattığı yüzeye bakıyordu. Düz bir ova gibi görünen deniz bütün heybetiyle gemiyi sürüklüyordu. Deniz, ne büyülü kelime… Göğün bütün renklerine ..
Devamını Oku…

banner
DÜŞ

Karanlık bir sisin ortasındaydı. Sessizdi her yer. Üzerine gelen kümelenmiş dumanın peşinden gitti. Korkuyordu. Kalbinin titrek atımlarını kulaklarında duyuyor,  gırtlağına kilitlenmiş tükürüğünden kurtulamıyordu. Sonra kayboldu dipsiz kuyuda. Çıkmamacasına… Uyanmıştı. Ter içindeydi. Gecekonduya giren hanımeli kokusunu duyumsadı. Güneş neredeyse tam tepedeydi. İçeriye aydınlığı çökmüştü. Yağda kızarmış biber ve sarımsaklı domates sosunun buharını nefesine çekerken, eşinin mutfaktan gelen ..
Devamını Oku…