banner
AYRIMSAMAK

-Yoksa bende her şeyi kendiyle ilgili sanan şımarık insanlardan mıyım? dedi Melisa, çenesini hafifçe kaldırıp başını yana eğerek. Sağ ayağının parmak uçlarında hafifçe dönüyor, durduğu yerde belli belirsiz salınıyordu. Düz, uzun ve parlak kahverengi saçları bir sağa bir sola sallanıyor, dirseklerine çarpıyordu. Yüzünde hoş bir gülümsemeyle cevap bekler gibi Ali’ye bakıyordu. Bekler gibi diyorum çünkü ..
Devamını Oku…

banner
MÜLTECİ

Kapıları kapat Bu denizin süvarisi çırpınıp şahlanıyor akıncı bir lodos çarpması haykıran azgın karayel ayak izleriyle atının tüm sesleri kapatıyor Mülteci kalıyor bedenim şehrin ışıklarını yakanlar görünmez tüllerin ardından yıldızlara doğru kaldırıp elini aklı karaya bindirsin söküp alsın kayalardan gemileri Göklere kalksın dalgalar kum yatağından denizin rüzgâr camını kıracak sahibi yok bir sebebi bir sabah ..
Devamını Oku…

banner
BİN BAŞLI EJDERHAYI SAKARYA’NIN SULARINDA BOĞMAK

Tuna, yüzyıldır hakir; Yüzyıldır hor; Yüzyıldır bin parça… Başı Karadeniz’in dizinde Gözyaşları sel… Nil, kıvrıla kıvrıla akan taşkın dost… Yüzyıldır ne başında uyku ne gönlünde rahat… Üstünde her gece bin plan kurulur. Başı Akdeniz’e yaslı Gözyaşları sel… Meriç, serhat suyum… Beni koruyan zırhım, bekçim… Beri yanı sevda bulutu, Öte yanı bana hasret, bana sevdalı… Yüzyıldır ..
Devamını Oku…

banner
ÖLÜLER ŞEHRİ

Neden böyle ölüler şehri içim Neden baykuşlar yurdu Yarasalar sığınağı? Bana aşkı vadeden dudak Ölümleri sevmekle ne kadar mutlu… Ne kadar şımarık ve pervasız O güldükçe morcivert dulları ömrün. Neden böyle ölüler şehri içim Kim yürüse bir suçunu hatırlıyor çocukluğunun. Yüzünü elleriyle kapatıp Öyle gülümsüyor benim çıplak halime. Oysa gençliğimiz de vardı bizim Orta yaşımız ..
Devamını Oku…

banner
KARŞILAŞMA

Öğlenin kavurucu sıcağı yerini hafif hafif esen nazlı rüzgâra bırakınca biz de kendimizi dışarı attık. Bir kafenin balkonunda oturup içeceklerimizi yudumlayarak hoşbeş ediyorduk. Kimimiz çayından, kahvesinden vazgeçmeyerek sıcak havaya meydan okuyordu, kimimiz ise belli ki sıcağa yenilmiş ancak kahvesinden de vazgeçememişti. Soğuk kahvelerini keyifle yudumluyorlardı. Ben ise ne içeceğime bir türlü karar veremediğimden kendimi bir ..
Devamını Oku…

banner
FARE KAPANI

Kendi çığlığıyla, kalbi duracak gibi heyecanla yatağından fırladı. O sıra, yanında uyumakta olan neredeyse çeyrek asırlık kocası da uyanmıştı. Uyanmaması için bir mucize gerekliydi zaten. Uykusu çok ağırdı oysa. Kalbinin üstüne elini koydu. Bir süre bekledikten sonra kalp atışları düzene girmişti. Korkudan dili damağına yapışmıştı. Su almak için davrandı. Kovası Samim, uyku sersemliğiyle ona bakmaktaydı. ..
Devamını Oku…

banner
YAŞAMAKTAYIM

Hangi yalana tercüman dillerin, Türkçesiz bir ezgin ve sesin Sıkma kendini Kendini bilmez bir an için, Öyle ya da böyle Yaşanmaya muhtaç zaman. Sana varmaz Sonu durmaz şiirlerim Sevgine itiraz, Soluma itimadım Hüzün zindanında, yaşamaktayım… Bahadır Çalışır

banner
BİTMEYEN GİDİŞ

    Son günlerde içimde bir sıkıntı vardı. Canım hiç bir şey yapmak istemiyordu. Belki de yapacak hiçbir şey bulamıyordum. Çoktandır dengesi bozuk bir hayat sürmüştüm, artık bu iyice canımı sıkmaya başlamıştı. Hiçbir düzenim kalmamıştı. Adeta amaçsız yaşıyordum. Beni rahatlatan, bu dünyanın sıkıcılığından alıkoyan tek şey edebiyata olan tutkumdu. Bu tutku beni, kelimelerin karmaşık gizemlerini ..
Devamını Oku…

banner
ARAYIŞ

    Ceset gibi hareketsiz bir şekilde oturduğum çalışma masamın üstünde duran fotoğraf çerçevesi ile kurduğum göz temasının yirminci dakikası dolmak üzereydi. Hiçbir şey yapmadan bu şekilde durmaya devam edersem en sonunda yanımda çalışanlardan birisi dayanamayacak, usulca yanıma gelecek ve ne olup bittiğini öğrenmek için uğraşacaktı. Mesai başladığından beri bekleyen rutin işler kadar bu gereksiz ..
Devamını Oku…

banner
TAKINTILI AŞKIM

  Gün boyunca lodosun tetiklediği migrenini ve hâlsizliğini bir türlü geçirememişti Gülbin. Banyoda ve mutfakta yapması gereken işler, gözden geçirmesi gereken bir klasör evrak onu bekliyordu. Tolga’nın titizlikleri deayrıca canını sıkmıştı… Bugünün işini asla ertesi güne bırakmazdı. Çamaşır ve bulaşıkları makinaya koydu. Tencerelerin altını kapattı. Makyajını sildi, ojesini tazeledi, saçlarını bigudiledi. Salona geçip eşine çalışması ..
Devamını Oku…