banner
ŞAHİT

Mehtap ve güneş sizin için doğdu, Yakamoz sizin için dans etti balıklarla, Her batan güneş size gösterdi yüzünü. Tüm şen ezgiler size seslendi, Falcılar ellerinize, çiçekçiler gözlerinize vurgundu. Tüm galalar sizin için serdi kırmızı halıyı, Bunca figüranken hayatta En azından acıyı, hasreti bıraksaydınız bize.,. Matem size yakışır elbet. Vuslat sizin hakkınız, Boş beşikler, parklar, tatlı ..
Devamını Oku…

banner
BİLET

  “Bir bilet,” diyor, “lütfen,” tombulcana bir kız, “önlerden olsun. Varsa cam kenarı.” Parayı uzatırken al yanakları azıcık daha kızarıyor nedense. Belki de bakışlarımdan. Koyu renk, ince pardösüsü aralanınca hamile olduğunu anlıyorum. Daha çocuk yaşta. “Bana da,” diyorum, ‘iki,’ diye eklememek için kendimi tutuyorum. Anne adayının arkasından bakarken omzundan sarkan uzun saplı çantasında gözlerim salınıyor. ..
Devamını Oku…

banner
GECE KADAR HÜZÜNLÜ

  Mutlu insanlar yataklarında mışıl mışıl uyuyordu ve bir tek mutsuzlar ayaktaydı gecenin bu kör saatinde. Böyledir bu; mutsuz insanlar geceleri yaşarlar günü. Bir tek gece anlayabilirmiş gibi onları, bir tek gece sahip çıkarmış onlara gibi. Hem gökyüzü kara, hem onların yüreği kara. İçleri koyu. Bir bağ yakalarlar geceyle kendi aralarında. Bir köprü. Kimi gökyüzünü ..
Devamını Oku…

banner
HAYIRSIZ

  Neden böyle yaptı? Bilmiyorum. Gerçi bir sebebi olması da gerekmiyor. Rahat mı desem gamsız mı desem öyle biriydi Cemil. Sabah, güneşin gözüne gözüne vuran ışığı ve çevresinde ki insanların konuşmalarına uyandı. Gözlerini ovuşturdu. Karnını kaşıdı. Yattığı yerden kalkıp oturdu. Burnundaki sümükleri içine çekip yere tükürdü. Yanından geçen bir kadın “pislik herif” dedi. Desin hiç ..
Devamını Oku…

banner
YÜRÜYÜŞ

Tren raylarında yürüdüm bu sabah Yok, aklım başımda merak etme Ama yine de treni bekledim Nedensiz bekleyiş Bekliyorum her sabah Tren rayları titremekte Bense seni beklemekte… Atilla Tuncer

banner
VURGUN

Gel!.. Gökyüzüme izdüşüme Kırgın rüzgârlara sığınmadan Sarp duygularda gölgesiz İzler bırakarak gel… Yosun kokan şehirler gibi Suya yansıyan bir hayal şimdi Mercan rengi bir hüzün çalar İçimde yıldızlar gök perdesi Damla Ahsen Duyar

banner
ŞAİR, ÇAY VE NERGİS

  “Su yoruldu. Gece yoruldu. Dağların kıyısında bulut yoruldu.” Dizelerini yineliyordu, oturduğu masanın kenarında. Şairdi. Kır kahvesinde salkım söğüdün altında oturmuş yeni bir şiir yazıyordu. Yazmaktan çok sesli düşünüyordu. Düşünceleri ki çoğu zaman duyguları ile çatışırdı. Ama hep duygularına göre hareket ederdi. Seyrek kırlaşmış saçlarının parlaklığı kaybolmamıştı. Kilo almıştı. Yaşadığı aşkların travmalarına bırakmıştı kendini. Her ..
Devamını Oku…

banner
MİSAFİR AMA NE MİSAFİR

  Yerel bir gazetede sanat sayfası hazırlıyorum. Ayrıca haftalık bir dergide de köşe yazarlığı yapıyorum. Her gün dergiye gitmem gerekmiyor. İnternet üzerinden yazılarımı yolluyorum. Haftada birkaç kez de gazeteye uğruyorum. Çalışmayı çok severim oldum olası… Emekli olduktan sonra boşluğa düşmemek için yoğunlaştığım yazarlık bana keyif veriyor. Kabul günleri gezip kiloma kilo katacağıma hayatıma bu şekilde ..
Devamını Oku…

banner
EVLENİYORMUŞ

  Uçurumun kenarındaydı onunla tanıştığımda. Ses etsem atıverecekti kendini. Annesini küçük yaşta kaybetmiş, cici annesinden sevgi görmemiş. Soğuktu hayata karşı ama beni ısıtmaya hatta yakmaya yetmişti gözleri. Üniversitede tanışmıştık. İsmi Fatmagül’dü. Adının hakkını veremeyecek kadar hüzünlü bakardı. Derslerde ruhu bedenini terk eder, annesinin yanına uçardı. Kimse göremezdi bunu ama ben görürdüm… Kafaya koymuştum onu. Benim ..
Devamını Oku…

banner
ÇEREZCİ DEDE

  Bulutlar her kış olduğu gibi Erzurum’un üzerine inmişti. Bir gün önceden yağan kar, geceleyin yerini ayaza bırakmıştı. Ağaçlar kırağı tutmuştu. Çatı saçaklarında buz sarkıyordu. Esnaf ve sobalı evlerin kadınları geceden yanan sobanın külünü faraşla kapılarının önündeki buz tutmuş kaldırıma ve yola serpiyordu… Gavurboğa’nın Tebrizkapı ile kesiştiği Leblebici yokuşundan aşağı inerken vakit öğleye geliyordu. Güneş, ..
Devamını Oku…