EYLÜL “Tamam, geliyorum.” diye kapattı telefonu. Vestiyerden mont geçirdi sırtına. Ne saçına baktı ne başına. Üstünde alelade bir kazak, altında mavi bir kot pantolon…...
GECEYE GİRİŞ
Eğer sessiz ve korkunç olsa da daim
En güzel şeyler gizlenir içine
Benim sevdiğim her şey
Hem de benim sevdiğim kadın
Uzak yerlerdeki anam ve babam
Yıldızlar gibi parlayan dört kardeşim
Benimle kız kavgasına tutuşan o dostum
Ayaklarımı yaralayan sahradaki yol
Ana dilimi öğreten rahmetli öğretmen
Mum ışığında okuduğum o kitap
Mahalleyi toz toprakla birbirine katan o çoban oğlan
Korkup binemediğim o at
Gece şarkı söyleyen yol kenarındaki orman
Daha niceleri gizlenmiştir onun içine
Gece hâlâ korkunçtur senin gözünde
Uzun bir mesafeyi testereyle doğrarken
Çıplak girmek istedim
Özlediğim o geceye
Mutallip Saydulla
