banner
TRAKTÖR

Muhtar ve Öğretmen günün ilk ışıklarıyla yataklarından kalktı. Eyerledikleri atlarını Rahmi Ağa’nın kerpiç konağının önüne sürdüler. Binlerce dönüm ekilebilir arazisi olan Rahmi Ağa, büyük oğlu Zülküf ile kâhyaya atlarını erkenden hazırlatmıştı. Ağa, Zülküf, Öğretmen Nedim ve Muhtar yağmurlu bir nisan sabahı at sırtında Elazığ’a doğru yola çıktı. Köylerine henüz elektrik gelmemişti. Rahmi Ağa’nın ve diğerlerinin ..
Read More…

banner
ZATEN DÜNYA DA DÖNER

Zamanın değirmeninde taş eridi, kum oldu, Tarihe attığımız döndü, lazım oldu. Dünün gerçeği bugün ters yorum oldu, Niye de ki olmasın, zaten dünya da döner… Çok avlaklar içinde çok avları avladım, Aşıp taşan arzumu ben artık cilovladım[1]. Ben babamı geçtim, geçer beni evladım, Bu hep böyle olmalı, zaten dünya da döner… Dün doğru bildiğimi bugün ..
Read More…

banner
KAR

“Oğlum, Allah için bi çıkıver de az rüzgâr değsin yüzüne, okşasın güneş zerratını tümüyle, adımlarına karşılık karın hoşnut olduğunu izhar için çıkardığı sesleri duy, gözüne ışık gelsin be oğlum, ne olur kırma anacığını.” Annesinin, iki ekmek, bir kilo domates, yarım kilo çarliston ve akşam en sevdiği pasta için elzem dört adet muz aldırma isteğini kulağından ..
Read More…

banner
ÇEKMECEDEKİ MEYVELER

                              İstanbul’da oturuyorduk. Babamın Eminönü Postanesinde memur olması dolayısı ile ailece oraya yerleşmiştik. Zaman zaman anneannem de bir aylığına yanımıza geliyordu. Biz de şubat tatillerinde Adana’ya gidiyorduk. Babam çalıştığı için bizimle gelemiyordu. Babam, Varan otobüs firmasından aynı hizadan dört kişilik yer alıyordu. Böylece annem biz evlatlarını kontrol altında tutabiliyordu. En büyüğümüz ablamdı, ilkokul ikinci ..
Read More…

banner
DÖNÜŞÜ OLMAYAN YOL

Genç berber, zemherinin bu uzun gecesinde yatsı namazını kılıp evine giderken dükkânına uğrayan yaşlı adamın aklaşmış saçlarını, sakallarını düzeltip taradıktan sonra kepengi kapattı. Dükkânı sabaha kadar duvarı süsleyen Müslim Gürses, Gülden Karaböcek posterlerine bıraktı. Hiç eve gidesi yoktu. Sigara dumanının her sabah köyün üzerine çöken sis gibi olduğu kahvehaneye giderken paltolarının yakasını kaldırmış, kafaları suçlu ..
Read More…

banner
MÜZİK, FİLM, KİTAP ÜÇLEMESİNDE HAYAT

Yeni bir düzen, yeni bir yaşam, yeni bir sayfa açabilmek için; günün belirli saatlerinde, acının ve hüznün olmadığı bir yerde, hiç kimselerin yokluğunda, yapayalnız…. Mutluluk peşinde koşturmak yerine, mutsuzluğu özüne benimsemiş ve mutsuzluk onun göbek adı olmuş. O kahraman olma hayalleri peşinde, daha doğrusu, kahramanlıktan ziyade, hayatın içinde, en zengin insan olmak isteyen ama bir ..
Read More…

banner
SON YAPRAK

Yaşlı Meşe, dallarına takılan, taşlarla düşürülmeye çalışılan topu, gövdesine atılan tekmeleri umursamadan, dallarının arasındaki çataldan kurtarmak için gövdesini oynatmaya çalıştı; en sonunda çatalda kalan top döne döne düştü, bağırışlar, çığlıklar, zafer naraları… İnsanoğlu büyürken öğreniyordu, belki de sahip olduklarını kaybetmemek adına her yolun mubah olduğunu. Eylül sonu gelmiş, yapraklar aheste aheste dökülmeye başlamıştı. Güneş, en ..
Read More…

banner
SEYYAH

Cümlemin günahını üstüne doğru çekip Hu deyip yürüyor adınla bu seyyah garip  Silâhı yok, kalkanı yok, gölgesi neferiDünyanın dışındaki dünyayadır seferi Yol bilmez iz yok ancak aramaktır uğraşı Kendini bulduğunda bitecektir telaşı  Para yok azık almaz her rızka razı nefsiAncak vermekle azalmayacaktır nefesi Varacağı meçhul zamanı zamandan ayrı Belki de vakitsiz   bulabilecektir gaybı  Nereye varırsa varsın o yer ..
Read More…

banner
DERDİMİZ ORTAK ÇAREMİZ YOK

Selam sevgili dostum. Hastalığınızı duyduktan sonra çok endişelenmiştim ancak bana yeniden mektup gönderdiğinizde çok rahatladım. Sağlığınıza dikkat edin, zira sizden başka içimi dökebileceğim başka hiç kimsem yok. Uzun zamandır bunu düşünüyorum. Çocuklar neden bu kadar mutsuz? Dostum, etrafımızdaki mutsuzluğa alışmıştık. Hatta o kadar alışmıştık ki onun sonsuz bir ömrü olduğunu bile kabullenmiştik. Bir tarlayı iki kardeşe ..
Read More…

banner
YÜREĞİME SIZIYOR YAĞMUR

GönlümZarfa dikkat et! Ambalaja!Yaşamak kolay değilModern çağlarda!.. Mazlumların ahıyımGözyaşlarıyım siyah güllerin!Hayat sürgünü,Garip bir göçmenim!.. Ey HAZANDeğme banaBir çocuk kalbi gibiİncinir rûhum!.. YoruldumÇok yoruldum!Bir yük gibi taşımaktan hayatı…Savıyorum n/asırlarımı!.. Yüreğime sızıyor yağmurK/anıyorum!.. Hızır İrfan Önder