banner
BOZKIRIN ŞAİRİ/METİN ALTIOK

/Bedenim üşür, yüreğim sızlar / diye başlar Metin Altıok’un ‘Kavaklar’ şiiri ve devam eder. Ah kavaklar, kavaklar…/Beni hoyrat bir makasla/ Eski bir fotoğraftan oydular. Onno Tunç tarafından bestelenen ve Sezen Aksu’nun güzel sesinden dökülen bu nağmeler, dönemin genç kuşağı tarafından çok sevildiğinde yıl 1988’i göstermektedir ve güfte, Metin Altıok’un Tan Yayınları’ndan çıkarttığı ‘Küçük Tragedyalar’ adlı ..
Read More…

banner
İNCİ KOLYELİ KADIN

Sıcacık bir yaz sabahının erken saatlerinde dokunaklı bir sala sesiyle uyandım. Haziran ayının son günüydü. Müezzin aşinası olduğum, her dinleyişimle ruhumun en ücra köşelerine sinen o hüzünlü nameleri tekrar ediyordu. Sala bittiğinde ardına kadar açık penceremden, karşımda duran ak pak minareyi seyre dalmıştım. Kimin içindi acaba göç habercisi bu sala? Her gelenin mutlaka gittiği bir ..
Read More…

banner
KESİŞEN YOLLAR

Son günlerde kafam bir hayli dağınık. Çoğu zaman günleri karıştırdığım bile oluyor. Bayılarak yediğim yemekleri eskisi kadar aramıyorum artık. Depresif portreler çiziyorum ruh dünyamın pejmürde tuvaline, sıklamen çiçekleri yerine, neden acıların odağında hep ben varım? Genç yaşıma rağmen kader, kaç defa nahoş oyunlar oynadı benimle hatırlamıyorum bile. Sanırım bu defa yan komşumuzun oğlu, kardeşim kadar ..
Read More…

banner
ÖÇ

1968 yılının haziran ortalarıydı. Sabahın saat yedisinde görevini devralan Cavit Bey, ilk iş olarak çardaklı kulübenin arkasındaki kömürlüğe koyduğu teneke süzgüyü alıp suyla doldurdu. Önce çardaktaki çiçekleri, kulübenin penceresindeki fesleğenleri, sonra da kulübenin önünü suladı. Sulama işini bitirdikten sonra kulübeye girdi. Tahtadan yapılmış küçük, gri renkli masanın üstünde duran sarı pirinç gövdeli, üç ayaklı gaz ..
Read More…

banner
GELİN, AÇIN YUMRUĞUMU

Sıkılmaktan elim şişmiş, Tırnağım avcumu delmiş, Parmaklarım kenetlenmiş, Gelin, açın yumruğumu! Ne gidip yatabilirim, Ne kalem tutabilirim, Ne bir taş atabilirim Gelin, açın yumruğumu! Yıkıldı yaptığım duvar… İyi ki var bu yavrular, Sordular: “Avcunda ne var?!..” Gelelim, açalım yumruğunu?!.. *** Ne var Allah’tan yukarı? Ne var mezardan aşağı? Çektiğim oftan yukarı? Bildiğim sırdan aşağı? Neden ..
Read More…

banner
KURULU ASKERLER

Ve şehre selam durmak hinliği Müşterek solfejlerde kaburgalarıyla Dişi etlerini kızlar beğenmemekte Demek ki gidilecek, demek ki sobe Kantarlarla çekilen, balçıkla ovulan insan Oyalanan bir nesne gibi Boş parklarda çocuk sesleri Ölgün ve ağır cismiyle, durulası bir yer bellendi Şehrin yeşilleri, şehrin mavileri solgun Dipçiklerinde ölüm korkusuyla Kurulu askerler marş marş marş Bozuldu durdu içlerindeki ..
Read More…

banner
BİNNAZ

Galeyana gelen kalabalık sel uğultusunu andıran bir sesle akmaya başlamıştı. Şaşkın ve heyecanlıydın. Kalbin, dizlerin pelte gibi titriyordu. Kafesin içinde rüzgâr yemiş ekin gibi dalgalandın. “Dilim sürçerse, kelimeler gagama takılırsa?” diye içini ezen bir endişeye kapıldın. Yüreğinin durmadan taştığı bir anda mübaşirin adını söylediğini duydun. Elinin ayağının hızı kesilmiş, gözlerinin görme gücü zayıflamıştı. Soluk alış ..
Read More…

banner
CÂNÂ NÛR

tükendi nesli asil atların gökçe kartallar bulutlara alp kurtlar efsanelere ben sana karıştım cânâ nûr, kimseden, kimse’nden sayılmıyorum bu çağda artık söylenmeyeni sayıklıyor, günahlarımdan taşlarla ayıklanıyorum o kıymetli taşlarını bir bir dağıttın ya ağyare bu hiç kimsen’e atılacak verda gönlünde kaldı mı cânâ nûr, zalımlığına yoktu diyecek bırakmadın ki yağmurlarında ıslanayım ne yetişebilirdi deliliğime zannettin ..
Read More…

banner
YAŞAMADAN BİLEMEZSİN

İç sesimi bastırmaya çalışsam da bazen gücüm kalmıyor, susuyorum. Ve dinliyorum sadece. “Derdin ne?” diyorum. “Derdim, sensin.” diyor. “Nasıl?” diyorum. “Neleri bastırdıysan gönlüne, ruhuna; onu sana gösteriyorum.” diyor. Susuyorum yine. “Ben bu konuyu, bu insanı neden önemsemişim ki?” diye düşünürken, konunun iç yüzü açığa çıkıyor. Duygularım, hissettiklerim, yaşadıklarım, yaşayamadıklarım geliyor evime misafir oluyorlar. Yüzleşiyorum hepsiyle. ..
Read More…

banner
ÇİÇEK GİBİSİN

Solmuş bir gül mü desem Yoksa karanfil mi dudaklarına? Ne kendine yâr artık ne bana!.. Metruk bir istasyon gibi duran gözlerin Bil ki hüznümün mabedi oldular, Bazen de sığınağım!.. Bakışlarını gizlemeye çalışman nafile Bilirim gizlediğin mahcubiyetini El-göz değmemiş çiçek gibisin… -Âh! Kahrolası dünya gailesi Zehrettin bize hayatı!.. Hızır İrfan Önder