banner
SABİR RÜSTEMHANLI (1946)

Azerbaycan Halk Şairi ve toplum adamı. İlk kitabı 1970 yılında yayımlandı. Tanımak İstersen, Haber Bekliyorum, Gence Kapısı, Sağ Ol, Ana Dilim!, Kan Hafızası, Zaman Benden Geçer vs. gibi onlarca şiir kitabı, Bütünlük, Yurtsuzlar, Cevat Han, Orhon’la Görüş uzun şiirlerini yazdı. Eserleri bazı dünya dillerine çevrildi. Azerbaycan, Türkiye, Rusya, İsveç’te yayınlanan kitapları yüksek edebiyat ödülleri aldı. ..
Read More…

banner
HÜSEYİN CAVİD; İSTANBUL MUHİTİ, ŞİİRLERİNDE VATAN SEVGİSİ VE MANEVİ DEĞERLER

Ünlü Azerbaycan şairi Hüseyin Cavid (1882-1941) Azerbaycan Türk edebiyat tarihinde önemli yer tutmaktadır. Azerbaycan edebiyatının öne çıkan şairi Hüseyin Cavid, 1882 yılında Nahçivan’da dünyaya gelmiştir. İlk eğitimini aile içinde, sonra Molla mektebinde alan Hüseyin Cavid 1898’de Muhemmet Tağı Sidkin’in açtığı “Üsuli Cedid”- yeni tipli okulunda- “Mekteb-i Terbiye”de okumuştur. Sidki Türkçeye büyük önem veren, mektep sahibi, ..
Read More…

banner
ALLI TURNANIN PEŞİNDE

Arkama bakmadım hiç Güneşin sessizce doğup Hüzünle battığı Sarışın ufuklarda gözüm… Takılmışım bir allı turnanın peşine Sadece bizim ele değil, Bütün ellere selâm taşırım. Sevdalıyım insanlara; Siyah, beyaz, sarı, kızıl demeden Açarım kollarımı… Okuması yazması yok ki kuşların Nasıl taşırlar bunca haberi Akbabalar pusuda, Leş kargaları yolları kesmişken? Ak güvercinim, allı turnam; En ağır görev ..
Read More…

banner
BENMİŞİM

Ölüm çoğu insanı korkutuyor. Kimi Tanrı’ya layık olmadığını düşündüğünden kimi geri de bırakacakları sevdiklerini üzmek istemediğinden… İnsan korkunun faydalı olmadığını yaşam ile ölüm arasındaki tek nefeslik çizgide durduğunu hissedince anlıyor. Ben de korkuyordum. Bazen oturup, saatlerce korkardım ölmekten. Son nefesimi ne zaman vereceğimi düşünüp, daha çok korkardım. Ama içimde bana yalan söyleyen bir yanım vardı. ..
Read More…

banner
ALİEKBER SALAHZADE (1941-2013)

Şair, çevirmen, oyun yazarı. 1978 yılında Azerbaycan Yazarlar Birliği üyeliğine seçildi. Beş Yaprak (1968), Od Heykeli (1970), Gözler Bakar Dünyaya (1979), Hatıra Çiçeği (1982), Yerimiz Bir, Göğümüz Bir (1986), Od Adası (1989), Tekerlemeli Alfabe (1995) kitaplarını yazdı. A.Tarkovski, P.Svirka, A.Platonov, L.Sterp, A.V.Sofranov’un eserlerini Azerbaycan diline çevirdi. Gölgeden Korkan, Yazın Kış Geceleri ve Davulcu Çoban (1987) ..
Read More…

banner
BİR KANAYAN YARA; KUDÜS

Bir şair, yazar hatırlıyorum… Kudüs için savaşan, Kudüs’ü kendi yazılarına döken. Gerekirse onun için ağlayan ve mücadele etmekten asla vazgeçmeyen bir yazar hatırlıyorum. Bizler, onun yazılarında Kudüs’e sevdalanmayı öğrendik. Hatta Kudüs’ü yaşamayı…. Nuri, Pakdil’den bahsediyordum. Üstat ne kadar güzel anlatmış Müslümanlığı, Kudüs’ü sevmeyi. Bir gün diye başlayan masal gibi bir hikâyenin ardında, sonu mutlu bitmesi ..
Read More…

banner
İKİLEMLER

On iki katlı yüksek apartmanın dokuzuncu katından yaşadığı ücra mahallenin şimdilik sessiz sokaklarına bakıyordu. Manzarası hoşuna gittiği kadar artık onu tatmin etmeyen bir güzelliğe sahipti odası. Neredeyse herkes gibi sahip olduğunun nankörüydü oda. Soğuk bir kış gününün, hava kararmadan önceki son saatleriydi. Onun en sevdiği saatler… İçindeki edebiyatçının, şeytanın, pasif meleğin, sorgulayan asinin… Ve bunun ..
Read More…

banner
SEN BEN BARTALMAY

Kubbesinden kar dökülen bu şehir Bana mutluluk vermezdi Bilirsin sende İki insan bir araya gelmekle İki insan etmezdi Toprağa su dediğim zaman Güneşe ne demeliydim Sözlüğümün içinde aradığım söz yoktu Oysa bana şimdi dil bilmek kadar Dilin bilmediğini bilmek yarardı Sokak başlarında dokuma tezgahları Ve çıkmaz sokakları olan bu memleketin Çekme helva dükkânlarında Aradığım bir ..
Read More…

banner
GÖÇMEN KUŞLAR

Çeşitli nedenlerle doğup yaşadıkları, kök saldıkları toprakları terk edip büyük şehirlere göç edenlerin ilk durağı varoşlardaki hemşeri mahallesinin yoksul gecekonduları olur. Çoluk çocuk çalıştıkları hâlde karınlarını zorla doyuran fakir sofralarına beş altı tabak daha eklenir. Üst üste yapılmış yataklar, nefeslerin sıcaklığıyla ısınmış odalar ve yarı aç kalkılan sofralar… Büyük şehirlerde, bilhassa ”İstanbul’un taşı toprağı altın” ..
Read More…

banner
ZOR OLAN

Zoruma gidiyor havanın kurşuni rengi Zoruma gidiyor denize düşen damlanın Can çekişmesi kimse bilmiyor bu yüzden Ben artıyorum bugünden yarına Zoruma gidiyor gecesinde günün aç yatanlar Zoruma gidiyor gülün kımızı renginden Başka tüm renkler Bir gün gideceğim sürgüne Belki döneceğim ardından vatanıma Bulabilir miyim seni aynı kaldırımda Zoruma gidiyor Yazdıklarım yazamadıklarım söylediklerim Söyleyemediklerim artık adım ..
Read More…