ÖLÜM VE DOĞUM GÜNÜ Bir çukur açıyorum yıllardır. Kazıyorum derine, magmaya yakın en dibe. Çabalıyorum, yoruluyorum, ağlıyorum. Gözlerim şiş, acı dolu uyanıyorum. Öyle bir...
OLMAYIŞLAR Nice tebessümler erittin ateşte Teraziler tartmaz oldu yalnızlığı Çıkarcı makamlar Ve sahteliğin anaforunda Savrulup durdu zaman. Filiz filiz umutlar ektin düşüncelere Gerçekliğin...
İZMİR İSTANBUL’DAN DAHA MI GÜZEL? Kitap imzalamak bahanesiyle, seni görmek için yollara düştüm. Yorucu bir yolculuktan sonra işte geldim. Merhaba İzmir. Şöyle bir baktım...
KIZDIM Kendime Bir benzerime Bana doğru bakan Elindeki çaresizliği unutan Kendime kızdım (Yıldızların her gece açan benzer renkleri hariç) Kızdım işte dünyaya Ahmet Yılmaz...
OLMAK Başını zor hareket ettirdi. Küllüğüne küfretti. Yine dolmuştu. Oturduğu sandalyeden kalkıp boşaltması gerekecekti. Uyur uyanık sabahı etmesiyle karnının acıktığını hissetmişti sonunda. Yerdeki ekmek...
ÖLÜM VE DOĞUM GÜNÜ Bir çukur açıyorum yıllardır. Kazıyorum derine, magmaya yakın en dibe. Çabalıyorum, yoruluyorum, ağlıyorum. Gözlerim şiş, acı dolu uyanıyorum. Öyle bir...
KUŞATMA boşluklarımızı kuşanmıştı çekirdeğinde anaforları tornadoları besleyen. engin dünyamıza sokuluvermişti işte minicik adımlarla. iki yüzlülüğünün en şüphe götürmez kılığı mıydı bilinmez izler bırakıyordu yalnız...
SEN GÖZLERİNİ KAPAT, AÇTIĞINDA BEN GELMİŞ OLACAĞIM Bugün günlerden salı. Gerçi günlerin ne önemi var ki benim için, hepsi bir. Hatta ayları da buruşturdum,...
BU Bu Eğer bir mutsuzluksa Şu karşıdaki de bir vakitler korkulara kapıldığımız karanlık bir sokaksa Adam işte nihayet bir sigara yakıyor ve bir yağmur...