banner
SIĞINDIM ŞİİRİME

önce dışımda başladı gece sonra yüreğimde… içime işledi yağmur bir sokak kedisine verdim ciğerimi ruhum kayıp aranıyor! pabuçlarının arkasına basarak geçti zaman. kentin varoşlarına indi sis, can çekişiyordu sokak lambaları tanık olmasaydı keşke gözlerim terk edilmiş tren istasyonu gibi kalbim kırık şimdi! okunmayan şiir kitapları kesti yolumu okunmayan edepli dergiler! “kimimiz depolarda çürüyoruz kimimiz kitaplıklarda ..
Read More…

banner
EKSİK DUVAR

Keşke biraz düzeltselermiş üstümü başımı. Çatlamış bu, demesi kolay.  Mastik de istemedim oysa. Neden bir alçı çekip doldurmadı kırılmışlığımı bilmiyorum.  Zaten hep en kolay olanı seçer. Sağlam mıyım, tuğlalar gözükmüyor mu? O halde lüzumu yok nasıl göründüğümün.   Basit adamdır Refik. Bir gün baktı yaralarıma. Uzun uzun baktı, sanki beni iyileştirecekmiş gibi baktı. “İşte,” dedim. ..
Read More…

banner
YÜZÜNDEKİ CENNET

Gonca gül olsam da bahçende bitsemBir bülbül olsam da lehçende ötsemKemerin olup ta bohçan da gitsemŞekersiz şerbettir aşkının zehriAmansız gurbettir meşkinin ahri Ferhat oldum lakin yanlış dağ kazdımMecnun oldum güya yanlış çağ gezdimKerem oldum ama yanlış göğ süzdümCahildim sevmeyi rahlende gördümHayatı Cennete dahlinde yordum Yüzünün neşesi ufkuma güneşGözlerindeki nur şavkıma yoldaşGökteki her yıldız aşkıma sırdaşAyrılık ..
Read More…

banner
NEBİ HAZRİ (1924-2007)

Halk Şairi, Bakü’de doğduğu için kendisine Hazar Denizi’nden esen rüzgârın adını mahlas edinmiştir. 1945 yılında Azerbaycan Yazarlar Birliği üyeliğine seçilmiştir. Yıllar ve Sahiller (1969), Nesiller – Asrlar (1985), Beyaz Şimşekler (1986), Toprak Sana Yemin Ederim (1989), Ömür Çınarından Yapraklar (1995), Yüzyılın Kanlı Gelinciği (1996), Peygamber (2000) vs. gibi yirmiden fazla kitap yazdı. Şiirleri Rus, İngiliz, ..
Read More…

banner
VASİYET

Her aritmi sonrası Yazıyorum vasiyetimi Yelkenliler uzaklaşsın istemiyorum oturduğum kayalıklardan Ayrılıklar İftiharlar İntizarlar var Bir çırpıda siliyorum hepsini Denizde yüzen balıklar kavuşturun yüzgeçlerinizi Her dokunuşunuzda bulurum kendimi Kırlarda koşuyorken Düş olmalı bu diyorum Düş… Ayakları olmayan için Koşmak ne büyük düşüş! Dizelenmiş imkansızlıklar zinciri bana küsmüş. Deniz Saygın

banner
CİZLAVİT

Adana Ziya Paşa Orta Okulu’nda öğrenci iken sınıf arkadaşım Şule Aktim’in önerisiyle Rıfat Ilgaz’ın “Hababam Sınıfı” adlı romanını okumuştum. Bu kitap bende yatılı okulda okuma arzusunu oluşturmuştu. Belki de bu hevesle Devlet Parasız Yatılı Okul Sınavına girmiştim ve iyi bir derece ile kazanmıştım. Elbette o romandaki gibi değildi okulumuz… Disiplinli bir yönetim; tatlı – sert ..
Read More…

banner
DÜŞ GİBİ BİR ŞEY

   “Hayat, gerçek değil, düşmüş gibi bir şeydir; gökyüzünden yere düşmüş gibi bir şeydir…” Gerçeklerle aram pek kötü olmasa da çokça rüya görenlerdenim. Gördüğüm rüyaların çoğunu birilerine mutlaka anlatırım. Bu yüzden beni tanıyanların içerisinde, gördüğüm rüyaları dinlemek bahtsızlığına uğramayan kişi yok gibidir. Bazen dinleyicilerimin rızası ile bazen de hatır zoruyla paylaşırım rüyalarımı. Özellikle çocukluğumda ve ..
Read More…

banner
ZAMANIN GÖLGESİNDE

Beni tanıyan herkes geçmişe büyük bir özlemle bakıp, eskiye ait zamanları nasıl özlediğimi çok iyi bilir. Belki yetmişli, seksenli, yıllara şahit olamadım ama şu koca İstanbul’da küçücük bir evde yeşilin, doğanın ve huzurun içinde yaşayabildim. Geçmişe özlemimin en büyük sebebi rahmetli dedem ve çocukluğumun geçtiği o gecekondu evidir.  “Sana taş atana sen ekmek at.” cümlesiyle, ..
Read More…

banner
EMEK

Bitti… Rüya gibi… O naif tonton kadın, beyaz, donuk, ürkütücü bir heykele dönüştü. Çenesi bağlandı. Üzerine çarşaf örtüldü. Karnına bıçak konuldu. Evde sinek uçsa duyulacak kadar bir sessizlik başladı. Rasim, hayat arkadaşına olan son görevini içi kan ağlayarak yerine getirdi. Gülsüm’den geriye eski elbiseler, fotoğraflar, yığın yığın anı ve Rasim’i içine çekmeye çalışan kara bir ..
Read More…

banner
DUVAR SAATİ

Adam yatağına uzanmış, kıpırdamadan öylece, boylu boyunca yatıyordu. Ne kolunu kaldırmaya hali vardı ne de geçmişindeki anlara geri dönmeye gücü. Geçmişi karanlıklarla dolu bu adam için dünya durmuştu. Zaman geçmiyordu. Duvarına astığı o saat, sadece onun yaşadığını bildiren tek nesneydi. Bu dünyada; duvar saati ve yatağından başka hiçbir şeyi kalmamıştı. Bir ailesi de yoktu. Hepsini ..
Read More…