UZUN BİR ZAMAN ATLAMASINDAN SONRA Yirmi beş yıl önce yazdığım bir şiir düştü aklıma Yosun yeşili gözlerinde ışıltılar eksilmesin demiştim Senin için, öyle ya...
Bir sabah
Adamın kuklası konuşmaya başladı
Adam buna çok şaşırdı
Kapıları ve pencereleri açtı
Güneş yükselirken
Adam bir heykel gibi dondu kaldı
Adamın kuklası
Matematik bilmiyordu
Çünkü matematik eninde sonunda
Birkaç sayıydı
Eski bir mezarlığa sürüklenen ölüler
Mezar taşları, upuzun bir sokak
Adamı yanılttı
Bostan korkulukları,
Ayçiçekleri
Kavaklar
Kuklayı derinden sarstı,
Kukla ağır bir uykuya daldı
Nehrin suları kararırken,
Adam kuklasını nehre bıraktı
Horozlar kuklaya sadece şöyle bir baktı
Yağmurla rüzgârlarla savrulan sanki bir anlık bir hatıraydı.
Davut Güner