0

Uykunun adabı mı olur demeyin. İslam’da her şeyin adabı vardır. Konuşma adabı, yemek yeme adabı, ibadet adabı… Uykunun da adabı vardır. Müzekkin Nüfus’u okurken uyku konusu çıktı karşıma ve orada beni etkileyen ince nüanslar vardı. Bunları bir yazı olarak hazırlamalıyım diye düşündüm. Sonra da Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde uyku konusunu araştırmaya başladım. İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisinde H. Mehmet Soysaldı Hocanın, “Kur’an Ayetleri ve Hadisler Perspektifinden Uyku Hakkında Bilgi” başlıklı makalesi bu konuda bana geniş bilgi verdi.

Hoca diyor ki; “Bazıları uykuyu, beyin damarlarını saran buharın nemleriyle gevşemesi olarak tanımlarken bazıları da yüce Allah’ın insanı öldürmeden canını alması şeklinde açıklamış. Kur’an’da uyku anlamında nevm, nüâs, sinetün, rukâd kelimeleri kullanılmış.”

Bu kelimelerin kendi arasında farklılıkları var. “Nevm” kelimesi Kur’an’da uyku uyumak anlamına geliyormuş. Nun vav mim harflerinden oluşan nevm kelimesi Bakara 255, Furkan 47 ve Nebe 9’da bulunmaktadır.

“Sinetün” kelimesi, (Ayetel kürsi’de geçiyor) Arapça ’da vav, peltek se ve nun harflerinden türetilmiş. “Sinetün”, uyku öncesi gelen gevşeklik anlamındaymış. Türkçe ’de buna şekerleme diyormuşuz.

“Nüâs” kelimesi nun, ayn, sin harflerinden oluşmuş ve -nease- fiil kökünden türetilmiş. Nüâs, Bedir ve Uhud savaşında Allah Celle Celalüh’ün müminlere verdiği hafif ve dinlendiren uykunun adı imiş.

“Rukâd” Arapça ‘da -rakade- fiilinden türetilmiş. Tatlı, uzun uyku demekmiş. Ashab ı Kehf’in mağaradaki uykusu bu türden bir uykuymuş.

Nebe suresi 9 ve 10. ayette geçen “sübat” kelimesi sözlükte hafif uyku ve rahat anlamına geliyormuş ve sebt kökünden türemiş. Sebt ise insanın işini kesip istirahat etmesiymiş. Türkçe ‘de tatil yapmak, dinlenmek anlamına geliyormuş.
Uyku geceye mahsustur fakat insanlar gündüz de uyuma ihtiyacı duyabilirler. Fakat gündüz uykusunun da bir kuralı vardır. Alimlerimiz, -Allah onlardan razı olsun- sevgili Peygamberimizin hadisi şeriflerinden yola çıkarak gündüz uykusunu şu şekilde sıralamışlar.

Ğaylûle, غىلولة Sabah namazından sonra kerahet vakti çıkıncaya kadar olan vakitte uyumaktır ki bu uyku rızkın noksanlaşmasına ve bereketsizleşmesine sebep olmaktadır. (Ahmed b. Hanbel, el Müsned, 1:73, sabah uykusu rızka engel olur.)

Kaylûle, قىلولة Kuşluk vaktinden, öğleden biraz sonrasına kadar geçen vakit içinde uyumaktır. Öğle namazını kıldıktan sonra 20 dakika veya 50 dakika uyumak sünnettir. Bu uykunun insan vücudunu tazeleme özelliği vardır. Bu uykunun hem ömrün hem de rızkın artmasına vesile olduğu ifade edilmiştir. (Büceyramî, el Büceyramî alel Hatîb, 3:118)

Feylûle, فىلولة İkindi namazından akşam güneş batımına kadar olan vakit içerisinde uyumaktır ki bu uyku, ömrün noksanlaşmasına sebep olmaktadır. (Büceyramî, İbnül İmâd)
Peki Nasıl Uyuyacağız?
Sevgili Peygamberimiz Aleyhisselam’ın uyku tarifi şu şekilde:
•Abdest alarak yatmak,
•Sağ tarafa yönelerek yatmak,
•Ayakları kıbleye doğru uzatmamak,
•Uyumadan önce İhlas, Felak ve Nas Sürelerini okuyup vücudumuzu sıvazlamak,
•Âyete’l-Kürsi okumak ve otuz üç defa sübhanallah, otuz üç defa elhamdülillah, otuz üç defa Allahu ekber diyerek günün son tesbihatını yapıp ondan sonra da günün bir muhasebesini yaptıktan sonra uyumak,
•Yüzüstü yatmamak, sol tarafa dönüp yatmamak.

Bununla birlikte sıhhatli ve kıvamında bir uyku için vücudun alıştırılması gerekiyormuş. Bunu en güzel olarak nefis terbiyesi kitaplarında bulabilirsiniz. Mesela Eşrefoğlu Rumî’nin Müzekkin Nüfus kitabının uyku bölümüne bakabilirsiniz.

Hz. Süleyman’ın (a.s.) annesi oğluna şu tavsiyeyi yapmış: “Evladım geceleyin fazla uyuma. Zira geceleyin fazla uyku, kişiyi kıyamet günü fakir bırakır.” (İbni Mace, İkametus salavat)
İbn Mace’nin hadis kitabının Salat bahsinde, Resulullah Aleyhisselam’ın yatsıdan önce uyumayı, yatsıdan sonra da konuşmayı yasakladığı bildirilmiş.
Beyhaki’nin hadis kitabında, “Uyku ölümün kardeşidir.” diye geçiyor. Buhari hadis kitabının Dua (Daavat) bölümünde, “Senin isminle ölür, senin isminle dirilirim.” duası var.

Havvat b. Cübeyr r.a’den bildirildiğine göre Peygamberimiz Aleyhisselam, “Gündüzün evvelinde uyumak dalgınlık, ortasında uyumak güzellik, sonunda uyumak ise ahmaklıktır.” buyurmuş. (Buhari, edebül müfred,593; Hakim el Müstedrek, 5:538)
Bir de şunlara dikkat edelim.
•Mideniz rahat olsun.
•Vicdanınız rahat olsun.
•Zihniniz rahat olsun.
•Uyku ortamınız rahat olsun.

En sonunda şu önemli bilgiyi de aktarıvereyim. Dünya gailesiyle uyumayın. Çünkü Cenab-ı Allah dünya gailesiyle yatanın bir derdini bine katlarmış. Dünyalık için üstünüze düşeni yaptıktan sonra gerisini Allah’a bırakın.

Teslime Gülsen Nurdoğan

Leave a Comment

İlgili İçerikler