ORHAN DEĞİRMENCİ Postacının elime tutuşturduğu zarfa daldım gittim. Kapı aralıktı, öyle kalakalmıştım. Bir süre sonra kendime gelip kapıyı kapattım, içeri geçtim. Zarfın içini az...
UZUN BİR ZAMAN ATLAMASINDAN SONRA
Yirmi beş yıl önce yazdığım bir şiir düştü aklıma
Yosun yeşili gözlerinde ışıltılar eksilmesin demiştim
Senin için, öyle ya gözlerin yosun yeşiliydi
Başka ne diyebilirdim ki, izin verdiğin kadar sevmiştim seni
Yirmi beş yıl malum çok uzun zaman
Hiç büyümek istemeyen çocuklar bile büyür
Mevsimler gelir geçer
Dünya değişir, biz değişiriz
Değişmeyen bin dertlilerin varlığıdır
Belki de ağlamaktır
Sen de bilirsin zor iştir büyümek, çok uzun sürer
Her gün erken kalkarsın mesela
Umutları avcuna alıp işine gidersin
Acılı yüreklere dokunursun bir umut vermek için
Görünmez bir camın arkasından ıslak rüyalar görürsün
Aklına düşen bütün çiçek adlarını ezberlersin gün boyu
Ama bir kere dönüp gözlerine bakamazsın fırtınalı kavgalar yüzünden sevgilinin
Bu dünyada herkes öldürülebilir
Cehennemin en dibinde pembe yeşil hapları içmeye meyilli zihinler vardır çünkü
Labirent gibidir evlerinin iç odaları
Hayaller bile şaşırır hangi yöne gideceğine
Önce bin kamçı vururlar sırtına
Sonra darağacında asarlar
Sonra yakıp küllerini savururlar denize
Küllerin okyanusta donuk bir buz kütlesinin içine hapsolur
En iyisi deli doğup deli kalmaktır bu dünyada
Hasan Çelikkol