BEKLEME REHBERİ genzine dolan güneş yağmurlar ve sırrını tutan kız kardeşlerin oldu bakmak oldu, çeşmeler ağlarken seni gören yazı tura atar gibi attın adımlarını...
BİR ÖĞRETMEN NE FARK EDER?
Kendimi bildim bileli
Köy sokakları akşamın bile yorulduğu yer
Tüm yorgunlukları omuzlayan senden
Başkası değilsin kendime,
Toprak nasılsa öyle güçlü, öyle emektar, öyle temiz
Gurbet senin değil ve saklana saklana eskiyen sözler
Dürüst bir açık hava sözlüğü gibisin
Yaprakları görmeye giden rüzgâr
Çocuklardan dikmiş sana mutluluk gömleğini
Zarif ellerin küçük gözlere ne güzel cevap
Gülün ortası kanıyor yaz sonu
İlk sesinle tanıdım A’yı B’yi
Bahçeler yüzünü kendine dönmüştü
Erik ağaçlarının nesi oluyordum bilmiyordum
Bizim Anadolu’muz yalnızca bir cümleydi
Gözlerindeki ışık doğmadan önce üstümüze
Şimdi herkesin yanında
Şimdi herkesin ortasında
Nereye baksan yolun benimdir
İlk harfim, ilk hecem, ilk cümlem
Nerede sussam o yalnızlık senindir
Artık kirlendi gölgeler, unutuldu o yaz
Bunda ak güvercinlerin suçu yok
Bunda unutulmuş Anadolu’nun
İnsanlar insanları hatırlamıyor
Lakin sen çocukları hep seveceksin
Sen harflerin kalbini öğrettiğin gibi
Kanatlarını açacaksın yeni simalara
Ben seni tanıdım o sabah ilk ışıklarla;
Cebimdeki yoksul zarflardan sonra.
Ben seni anladım, çığlığın dürüstlük;
İnandığın özgürlük kaç çocuğa emanet.
Ben senle öğrendim cehaleti yenmeyi;
Topladığın sevgiler ayırmıyor kimseyi.
Sen benim fikir hazinemi açan anahtar;
Kendini çocuklara bağışla, bizi birden çok say…
Rıdvan Yıldız
