RÜYALARIN DA KENDİ HAYATLARI VAR İçimdeki genişlikler kayboldu Paslı bir demir parçası gibi Başımdan geçen şeyler eskiden de Sustum, kimseyi bulamadım, kendime katlandım ...
FAY
Izdırap
Damarlarda koşar
Ve ölü toprağın tadı
Dilime serpilir
Ve gölge…
Ah, gölge!
Hiçbir mezara sığmayan yoldaş
Omuzların titremesine yapışık
Ben ve o
Bir olduk
Var olmayan bir varoluşun tozunda
O kayıp benliğimdir
Çatlamış gülümseme
Ölü bakış
Gölge
Sahip olunamayan her şeyin yükü
Bugünün cansız bedenine
Ve ayna …
Ayna, gerçek ıstırabı yüzümüze vurmaz mı?
Ruhun çatlaklarının bir görüntüsü
Gözümü dikiyorum
Sanki bin yıldır
Bir yabancının gözlerinde
Donmuş gibiyim
Kendimi göremiyorum
Onun içinde seyrettiğim
Yalnızlığın mutlak çıplaklığı dışında
Ayna
Gerçek benliğimi
Deliliğe sürüklüyor
Gözlerin griliği
Saçların karalığı
Dudakların çatlağı
Yalnızlık
Ama… yalnızlık
Ne duvar ne de pencere
Yalnızlık
Bu, bedenlerin arasındaki boşluktur
Sırtımdan
Artık üzerimde olmayan
Ama kendi varlığımın bir parçası olan
O gölgeyle
Ayna
Tek kalmış varlığımın
Resmine diker gözlerini
Yalnızlık budur
Sessiz bir yüzleşme
Artık olmayan bir gölgeyle
Ve hiçliği sergileyen bir ayna ile
Ve bu sonsuz döngü
Izdırap
Sessizlik
Bir çığlık
Ve mutlak yalnızlık
Görünmez çizgilerin kesişimi
Nihayetsiz bir çemberde
Son mu?
Saf hiçlik…
Sophia Jamali Soufi
