Gece boyunca inceden inceye atıştıran kar, sabaha karşı şiddetini iyice artırıp tipiye dönmüştü. Dizimize kadar gömüldüğümüz kar içinde yavaş yavaş ilerliyorduk. Omuzladığımız tabut kurşun...
Gece boyunca inceden inceye atıştıran kar, sabaha karşı şiddetini iyice artırıp tipiye dönmüştü. Dizimize kadar gömüldüğümüz kar içinde yavaş yavaş ilerliyorduk. Omuzladığımız tabut kurşun...
Son duruşmada berat ediyorsun, yüzüne tahliye kararı okunuyor, ama ne zaman özgürlüğe kavuşacağını bilmiyorsun. Çokça bir hafta kadar sürerdi işlemler, bazen on günü...
Ruhunun bedeninden yaşlı olduğunu haykıran bal rengi gözlerine takıldım kaldım, kıştan kalma is kokulu bir günün sabahında… Masum gelinciğin yaprağındaki çiy tanesi kadar yalnız ve sessizdi....
Küflü, beyazımsı sabah ayazından kalma, soğuk ve kuru bir hava. Yanakları, kulakları kızartacak kadar. Olsun. Sevdiği ile bulaşacağı her gün güzeldi. Hazırlandı. Hep...
Susuşların birbirine eklendiği vakitlerin nihayetinde; sarmaşık güllerle kaplı misafir kabul salonuna açılan mermer verandadan yükselen gevrek kahkahalara kulak kabarttım. İki kupa…Pas…İki maça…Sanzatü…Briç oynayan grup,...
Bu sene kış çok çetin geçmiş, aralıksız yağan kar yüksekliği yer yer bir metreye ulaşıp İstanbul trafiğini altüst etmişti. Cilalanmış buz katmanları yüzünden...
Kış uzun sürmüş ilkyazın oynak havasına hasret kalmıştık. Nisan, mayıs yağmurlarıyla yıkanan bitek topraklardan katmerlenerek fışkıran bereketle uzaktan olgunlaşmış siğil gibi gözüken tomurcuklar...
Martıların çocuksu haykırışları, engin mavi denizlerin derinliği, en güzel dudakların döktüğü en güzel şarkılar bitti… Başucumdaki sehpada bir canavarın saldırgan yeşil gözlerini...
Kendimi bildim bileli, tarihlerle başım derttedir, iyi ya da kötü iz bırakmış her tarih, istemesem de aklıma kazınır, bazen unutur gibi olsam...
Her yıkıntı yeni bir dönemin başlangıcıydı. Acıtıyordu elbet, bazen de kanatıyor. Merhem bulunmuyordu bazı yaralara. Hele birde kabuk bağlamadıysa. O son gece,...