ORHAN DEĞİRMENCİ Postacının elime tutuşturduğu zarfa daldım gittim. Kapı aralıktı, öyle kalakalmıştım. Bir süre sonra kendime gelip kapıyı kapattım, içeri geçtim. Zarfın içini az...
Tuhaf kayboluşlar
Yeni terk edilmiş kâbuslar…
Serçenin kanat çırpınışı,
Uçmayı öğrenememiş henüz,
Selvi, boyundan tereddüt ederken
Gölgesine sığınmış,
Nisanın kasıntı ışığının altında…
Lüksüne düşkün çatı katı belirir sonra,
Gönlünün tadında ya her şey,
Gülüşler düşer hatıralarına
Coştuğunu zannederken
Düşersin gül yüzünün serin bahçelerine…
Buz dağının tepesindeki ılık yağmur olma ihtimalin gelir gözlerine
Duyarsın da uyanamazsın.
Serçe, selvi, hatta lale olmak istersin
Aylardan nisan ya hani
Sadece istersin
E.N.Öztürk
Görsel: Kader üstün