NOKTA yüzün başka bir ülkenin rüzgârı uğrak yerinden kanıyor yaramız sensiz bir damla düşmez yere aynı tekneden geçirdik ekmek yaptığımız hamuru sabah olunca...
Bir hayvan gibi soluyup
Bir hayvan gibi saklayarak azı dişlerimde cesareti
Henüz dumanı bile soğumamış
Geçip giden gemilerin boşluklarında bir keder gibi:
“Bu deniz neden yaralıdır?”, diyorum.
Derinden bir ses yetişiyor kulağıma ;
“Hiç hor görmedim ben bu gidenleri” diyor
“Göğsümdeki şu yarık, şu derin çizgi şakaklarımda
Ve elbette siz, eey kıyılarımda sebepsiz ağlayanlar
Gidenlerin emanetisiniz bana…”
Burak Nefesoğlu
