UZUN BİR ZAMAN ATLAMASINDAN SONRA Yirmi beş yıl önce yazdığım bir şiir düştü aklıma Yosun yeşili gözlerinde ışıltılar eksilmesin demiştim Senin için, öyle ya...
Hatırlatmak istedim sadece
Bir akşama boğulmaya gidiyor herkes
Kendi derinliğinde başkasının izi
Kavgayla soğuyan bir bıçak
Kesiyor nefesten nefesi
Cümlenin içinde yarım kalan çaba
Bitiriyor çocukluk coşkusunu bile
Çehresiz bir bulut gibi çökmüş akşam
Kuşların gümüş kanatlarına
Suskunluğun gölgesinde yitip gitmiş
Bir baharın rahminde saklanıyor
Kışları törpüleyen hayal
Günlerin bir ah’tan başka dili yok
Kekre bir gülüşü çiziyor şimdi
Göğün sınırlarını karşılayan rüzgâr
Neler doldurmuş kör talihi sineye
Kapanmaz yaraya yerini sormadan
Aynada öpüşü çatlayan kadın
Sızlayan gölgen akıp gidiyor
Kuytuda yağmura bulanan istasyonlarda
Yanımda yoksun soğuyor zaman
Katıldım ben de bu çağın gidişine
Maziyi sen diye hatırladım
Rıdvan Yıldız