ORHAN DEĞİRMENCİ Postacının elime tutuşturduğu zarfa daldım gittim. Kapı aralıktı, öyle kalakalmıştım. Bir süre sonra kendime gelip kapıyı kapattım, içeri geçtim. Zarfın içini az...
BU
Bu
Eğer bir mutsuzluksa
Şu karşıdaki de bir vakitler korkulara kapıldığımız karanlık bir sokaksa
Adam işte nihayet bir sigara yakıyor ve bir yağmur aralığından bir zamanı anlamaya çalışıyor
Şu
Çocuk karlı bir kıştan nasıl çıkmışsa
Yün eldivenler, siyah deri şapkalar, boyun atkıları bir serapta kaybolmuşsa
Kadın işte nihayet bir kapıyı açıyor, sağa sola bakıyor; toprak damlardan karlar savruluyor
Şu ya da bu
Artık ne önemi var, haziran da gelse kapımıza kadar dayansa, ölüler birdenbire uyansa, gökbilimciler şaşırıp kalsa; bakın bu da tabiatın bir yasasıdır işte üzünçle kuşanmış bir şehri kargalar işgal ediyor, tramvaylar otobüsler arabalar karanlık bir dehlizde bir o yana bir bu yana sürüklenip gidiyor…
Davut Güner