TOZDAN KADIN Dinlenme tesisine yanaşan beyaz otobüsün otomatik kapısı açılır açılmaz ilk o indi. Sıcaktan erimiş asfalta ayağını basar basmaz yere düşen gölgesi silinip...
DUDAKLARINDAKİ SATIR
Karakterine bozuk bir nota girmiş
Akortsuz her günün
Doğru yol kesilmiş saçlarından
Bozuk bir güven ölmüş yıkıntılar arasında
Ölümcül hatalar giyinmişsin
Uyuşuk yarınlar…
Zayıf ellerinle hangi karanlığı yakaladın
Sana kanat çırpanlar senin yıldızın değil
Odada bir aşağı bir yukarı yürüyen uykun değil
Yanlış putlar sıçramış ruhuna
Bir deri bir kemik kalan gevezeliklerin
Gittikçe aptallaşır zavallı dilinde
Seni duymuyorum
(Kimliğini başkasından öğreniyor aklı şaşmış)
Başımı dumanlı dağ eyledin…
Yüksek sesle kendi kendine
Canlandıramazsın hayatı
Başka bir kartalın tünediği kayaya konamazsın
Bu neyin tavanı ite kaka günler hanımefendisi?
Egon boyundan büyük
Sen eskiden de yanlış b-akardın
Yolunu değiştiren sensin
Zehirli kalp atışlarının önünde uyanmayan sen
Özden yoksun kaybolmuşluğunun
Hamurunu başkasının eliyle yoğuran sen!
Ev utanıyor perişanlığından
Ev tepetaklak
Eskisi gibi sevmiyor ikimizi de
Hâlâ gücün kaldıysa ‘araç’ olmaya
Kimmiş bu övdüğün diğer insanlar?
Kahkahaların başkasında parçalanmış
Açılmıyor yüzünün perdeleri
Felaket kalsın kendi yükseğinde
Pişmanlıklarla ödeyeceksin aradaki farkı
Rıdvan Yıldız
