MİRÂCIN SIZISI Kanadı kırık bir kuş misali sinem, Çırpındıkça can atar özgürlük dalına. Gökyüzü seslenir, duyulur derinden; Bu son mirâcın öyküsü, Göğsümde dalgalanan al...
MARDİN BENİ ÇAĞIRIR
Altın sarısıdır Dicle sabahları
Sanki güneşle yarışan bir sarı
Tarihin içinden süzülüp
Kuyumcular çarşısında gümüşe dönüşür
Uğultular yükselir Kasımiye’den,
Yaşamın sırrı suyu anlatır
Şimdi Mardin beni çağırır
Dara Antik Kentinde zaman suskun
Çekip alır gizemiyle derinlere
Tozlu kayaların çığlıklarında
Mezopotamya yankılanır
Ah, anahtarını bulabilsem de
Açabilsem kapılarını yüzyılların
Mardin, ısrarla haydi gel diyor
Dar sokaklarda ve taş evlerde
Kucaklaşır, dinler ve mezhepler
Gün gelip Ortadoğu’nun göreceği
Kanlı savaşlardan habersiz
Sevgi diliyle bütünleşir insanlar
Söyle Mardin söyle
Ne derlerdi peygamberler,
Görselerdi bu vahşi çağı
Fazıl Alasya
