0

UÇURUM

Pencerelerden

gök

paramparça olur

Yorgunum

Beni

uçurumun kıyısında

durmanın şölenine götür

Orada rüzgâr

saçlarımı süslemek için değil

karanlığı

yırtmak için ister onları

Taş, taştır demişler

Kalmak da köklerin yazgısıdır

Ama ben

ayna köşesine sığındım

Tekrarın buyruğuna uyan

hiçbir görüntü yoktu

Duruş

kalmanın bir kaygısı değil

 

gecenin içine örülmüş damarlarımda

kanın durmak bilmeyen iştahıydı

Öyle ki inanmaya varayım:

İçimde titreyen şey

korku değil

dünün küllerini rüzgâra bırakan

o ateş!

Ayna

yalan söylemedi

Ben

olayın ta kendisiyim

çerçevelerin içinde

hapsolmayı reddeden o hadise

İnanç, benim için

annelerin dudak altından ettiği dua değil

cesaretin alnımda açtığı

o derin yaradır

Duruyorum

nehri beni unutuluşa taşıyacak

o yöne karşı!

Ve sorarlarsa:

Sürdürmek nedir?

 

şöyle diyeceğim:

Her sabah

pencereyi

göğün varlığıyla daha da doldurmak…

Ve gitmek

hâlâ kendi yarasına

inanan bir kalple …

Sophia Jamali Soufi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlgili İçerikler