TANRI’NIN ZARİF İRONİSİ KÖR KÜTÜPHANECİ JORGE LUIS BORGES Uzun yıllar Buenos Aires’in bir banliyösünde; sokakları serüvenler vaat eden, görkemli günbatımına doyum olmayan bir banliyöde...
UÇURUM
Pencerelerden
gök
paramparça olur
Yorgunum
Beni
uçurumun kıyısında
durmanın şölenine götür
Orada rüzgâr
saçlarımı süslemek için değil
karanlığı
yırtmak için ister onları
Taş, taştır demişler
Kalmak da köklerin yazgısıdır
Ama ben
ayna köşesine sığındım
Tekrarın buyruğuna uyan
hiçbir görüntü yoktu
Duruş
kalmanın bir kaygısı değil
gecenin içine örülmüş damarlarımda
kanın durmak bilmeyen iştahıydı
Öyle ki inanmaya varayım:
İçimde titreyen şey
korku değil
dünün küllerini rüzgâra bırakan
o ateş!
Ayna
yalan söylemedi
Ben
olayın ta kendisiyim
çerçevelerin içinde
hapsolmayı reddeden o hadise
İnanç, benim için
annelerin dudak altından ettiği dua değil
cesaretin alnımda açtığı
o derin yaradır
Duruyorum
nehri beni unutuluşa taşıyacak
o yöne karşı!
Ve sorarlarsa:
Sürdürmek nedir?
şöyle diyeceğim:
Her sabah
pencereyi
göğün varlığıyla daha da doldurmak…
Ve gitmek
hâlâ kendi yarasına
inanan bir kalple …
Sophia Jamali Soufi
