TOZDAN KADIN Dinlenme tesisine yanaşan beyaz otobüsün otomatik kapısı açılır açılmaz ilk o indi. Sıcaktan erimiş asfalta ayağını basar basmaz yere düşen gölgesi silinip...
Gülümsüyorsam
Gecenin içinden geri döndüğümdendir, sabaha karşı
Bağışlanmış boşluğun yansımasında
Unutmadığımdandır rüzgârının sesini
Hafızamdan yitip gitmedi hâlâ, pencerenden
El sallarken görüyordum seni
Gözlerine hayran, bırakmıştım uyuşturup yalnızlığı
Uyanmıştım uykudan sonbaharın koynunda
Ki yaşamak istemiyordum kör
Susuz ve nefessiz, sensiz bir boşlukta
Yağmurlar dindiğinde
Sirenlerin büyüsüne kapılma demiştin
Unutulmuş masallarda giderken
Denizin yarı balık kadınlarına, söz ver
Duysam da duymazdan gelirim demiştim seslerine
Söz, sadece fısıltın olacak kulaklarımda
Rüzgâr getirecek kokunu
Sonrası hiç durmadan baktığım Odysseus’un aynası
Hasan Çelikkol
