ARGÜMAN başlayacak her şey boşlukta paramparça ve olmayacak şeylerin bir hiç uğruna bir şiire yaşantıların yokluğunda cehennemin derinliğine o kayıp zamanın başlangıçlarında unutulan susayan tenimdeki yaralar...
GEÇİT
Eve döndüm dün
Savaş boyalarımı sildim de öyle girdim kapıdan
Cephanelerimi eski beyaz tüfek askısının yanına astım
Orda oluşunu hep bildiğim inandığım bir umut karşıladı beni
Bıraktığım kadar yeşil ve berrak
Çıkardım ayakkabılarımı fırlattım
Çıkan sesten ürktüm
Savaş bitmedi sandım korkup
Bitmişti ben atmıştım son kurşunu hatırladım
Sakinledi coşkun ciğerlerim
Ömrün yorulmuşluğunu attım üstümden o an
Saman alevi gibi bir öfke de düşüverdi yüzümden
İtiraf edeyim
Mesnetsiz iftiralardan temyize çıktım sanki
Öyle bir hafiflik
Bi kaç parça hasarla beraber giydim pijamalarımı
Geçen yıla inat gün benimdi
Geçmez sandım geçmiş-ti.
Fatma Nur Sağıroğlu
