TOZDAN KADIN Dinlenme tesisine yanaşan beyaz otobüsün otomatik kapısı açılır açılmaz ilk o indi. Sıcaktan erimiş asfalta ayağını basar basmaz yere düşen gölgesi silinip...
AH İSTANBUL, İKİ YÜZÜN VAR
Başımı kaldırdım, çarptı gözlerim
Mağrur yükselen gökdelenlere
Kaldırımlara sinen para hırsına
Ayrıca, yoksulları da gördüm
Zengin sokakların ardına itilmiş
Çaresizliğe çare arayan
Aç gezen, aç yatan babaları
Ah İstanbul, iki yüzün var senin
Zamanı sır gibi gizleyen
Şehrin pırıltısıyla sarhoş eden
Geceleri ışıldayan yüzünle
Sanki bir başka dünyasın
Dön de bak ağlayan yüzlere
İşsizliğin karanlığına düşenlere
Çıkart şu maskeni İstanbul
Hem büyülüyor hem zehirliyor
Şatafatlı yaşamınla aldatıyor
Ekmek kavgasına aldırmıyorsun
Söyle bana İstanbul,
Lâle devri gibi ardında sakladığın
Delicesine rüzgârlar senin olsun
Benim kırmızı acılarım bana yeter
Fazıl Alasya
