Sokak kedileri yollara dökülmüş, ayakaltında gezinip duruyorlar. Evcilleştirildiklerinden beri avlanmayı çoktan unutmuşlar. Cılızlıktan münezzeh bu yaratıklar, hayvan severlerin gazete parçalarının üzerine yerleştirildikleri...
Sokak kedileri yollara dökülmüş, ayakaltında gezinip duruyorlar. Evcilleştirildiklerinden beri avlanmayı çoktan unutmuşlar. Cılızlıktan münezzeh bu yaratıklar, hayvan severlerin gazete parçalarının üzerine yerleştirildikleri...
Asansörün kapısına “ ASANSÖR BOZUK” yazılı bir bilgisayar çıktısı asılmıştı. Eski apartmanın, eski asansörüne kızgınlıkla baktı Sema. Markete uğrayıp alışveriş yaptığından eli koli...
Akıp giden bir nehri seyrediyormuş gibi huzur doluydu içi. Sağrısına yel değmiş tay kadar hafif bedenini bulutlara yaslamış, mavi gök altında yüzer gibi...
Mezarlığın karşısında, kiremit kırmızısına boyanmış, evde oturuyorlardı. Kapı ve pencereler, türbe yeşiline boyanmıştı. Emin dayı, babaannemin erkek kardeşiydi. Eşekler Çarşısı’ndaki köhne, çukur dükkânda...
“ Maden kazası. Özel bir şirkete ait çok büyük bir maden ocağında trafo patlaması nedeniyle kaza olmuştur. İlk belirlemelere göre… Karanlık ve duman...
Cemrelerin sıcaklığıyla uykudan uyanan tabiat ana, rahmetin bereketiyle rengârenk giysilerini giymiş görücüye çıkmıştı. Renklerinin sarmaş dolaş olduğu, bayram coşkusunun yaşandığı kırlar, ovalar...
Çıtır çıtır yanan odunların sesi ninni gibi geliyordu kulağına. Paltonun yakalarını kaldırmış, nefesinin sıcaklığıyla ellerini ısıtıyordun. Her tarafın soğuktan donmuş gibiydi. Oturduğun sandalyeden...
On dakika önce radyoyu açıp, kahvaltıda eksik olmasına dayanamadığı vişne reçelini almak için evin karşısındaki büyük markete gitmek üzere kapıdan çıkmıştı. Markete girince...
Öğlen. Kırmızı ayakkabılı kadın ayakları kaldırım boyu hafif adımlarla gidiyor… gidiyor… gidiyor… Yere koyulmuş keman kutusunun önünde duruyor. Keman kutusunun içine bir-iki kuruş...