ORHAN DEĞİRMENCİ Postacının elime tutuşturduğu zarfa daldım gittim. Kapı aralıktı, öyle kalakalmıştım. Bir süre sonra kendime gelip kapıyı kapattım, içeri geçtim. Zarfın içini az...
İstanbul’a yağmur yağarken
Tek yolculu bir gemi ayrılıyor
Rıhtımımdan.
İçim, çöller kadar kupkuru.
İstanbul’a yağmur yağarken
Sevgili, sen gelmeden önce,
Bakir bir sahilim vardı.
Şimdi, her yerde ayak izlerin…
İçim, çöller kadar kupkuru.
İstanbul’a yağmur yağarken
Silebilir mi acaba dalgalar, duygusuz dalgalar,
Kumsaldaki resmini?
Bir fırtına çıkıyor. Ne resmin kalıyor, ne ismin…
İçim, çöller kadar kupkuru.
İstanbul’a yağmur yağarken
Zeki Aciş