UZUN BİR ZAMAN ATLAMASINDAN SONRA Yirmi beş yıl önce yazdığım bir şiir düştü aklıma Yosun yeşili gözlerinde ışıltılar eksilmesin demiştim Senin için, öyle ya...
yarım kalmış mutluluktu
gözlerinde geçmişi aramak
yarım kalmış hüzündü
bulutlardan sağılan damlalar
yığınak olmuşlardı gözyaşımıza
kirpiklerimizde mayalanan özlemdi
omuzlarımıza yaslanan gölgelerin
bizden alıp götürdükleri
özenip de aldandığımız
dilini anlayınca farkına vardığımız
çürütülmüş aşkların öyküsüydü
tarih sükûnetini bizimle bozarken
havarisiz aşkın ayetleriydik
inançla dili koparılmış günahtı
eskidendi çok eskidenmiş
kalpleri aşkın yaratılışına âmin demiş âşıklar
işte bu kendi karanlığımız
imrenerek bakamadığımız hayat
duvağı açılmamış berdel bir gelin
kızılca kıyametler kopuyor
henüz açılmamış namahrem çehresinde
alışık değiliz biz bu günahlara
göz göze gelince
ar damarı çatlamış göz artıkları
maskelerle süslenmiş yüzler sundu
bakarken aşk sandığımız
birbirimizi hiç göremediğimiz
o iki yabancıya
Heybet Akdoğan