NOKTA yüzün başka bir ülkenin rüzgârı uğrak yerinden kanıyor yaramız sensiz bir damla düşmez yere aynı tekneden geçirdik ekmek yaptığımız hamuru sabah olunca...
merak ediyor belli
neden şemsiye giymediğimi
kapalı havaların çaylağı
İspanyol paçalı uçuşlara katılmadığı nasıl /da
yağmurluk bi kuş kanadıyım yine
toprağı mı saymış bilmem/eliyim
içime çisil çisil şarkılar söyleyen güne.
ışık damlası incilerin
gecenin göz uçlarında
yolcusu olamazsın diyene;
açığa çıkalım…yağmura
çocuk oyuncağı bi şenliğe
belki bozkırdaki balıkların
anlatacakları vardır bol bulutlu, gök sesli
dinleyelim paratonersiz
çatık kaşlı yıldırımlar hakkında…
ve de ki;
biz adalet cenneti için de
üzülmüyor muyuz,,,
Halis Tamkoç
