SEVDA TÜRKÜSÜ her karış toprağında ne çok gözyaşı ne çok kan kokusu nice kadim aşkın anısı nice çile çiçeğinin gölgesi ey bahtı kara Anadolu...
Ey gülistan bedesten nar-ı çiçeğim,
Koparın papatya yapraklarını
Sevip sevmediğini bileyim.
Çürüklerde binlercesi
İşbaz karıncalar tek vücut,
Azgın dalgalarda çift ıslanan kumrular
Ve kutuplarda sadık penguenler,
Neresindeyiz bu evrimselliğin?
Çifte namlulu avcı
Önce vurdun yivsiz sözlerinle
Döndüğünde arkanı,
Karanlığın ikircikliğinde
Şüphe gölgelerini oynattın
Ve derin harami sessizliğinde
Gözyaşlarımı bekledin.
Bugün
Güneş doğdu sol böğrüme
Derinden üşütürcesine ve acıtırcasına,
Perdelerimi çektim
Kapılarımı kapattım,
Kara elmaslarını karayele
Bacalarını lodosta bıraktım.
Aldım başımı gidiyorum.
Bir yanımla felahlara,
Tırmanacağım Nemrut’u
Karışacağım taş başlara,
Taş kafamla sol yanağıma yaslanıp
Evrimleşmeni bekleyeceğim.
İsmail Türkdoğan