İNSAN İNSANA Yeryüzü tuzak zamanlar tozlu Gece gözlü evler alacakaranlıkta Turuncu bulutlara göz kırpmakta Köhne hayatlar hayallerinden vurulmuş Karanlığın koynunda kanat çırpan kuşlar Gökyüzünü...
Kadınlar siyah giyinince kapanacak aynaların gözleri!
Bir mezarı sahiplenecek bir mezar taşının bekleyenleri
O taşlardan ki bir sis kaplayacak ışıklı odaları
Sisin içinde bırakacağım alaylı kahkahaları
Bu sis ki güneşe ansızın siyah bir perde indirecek
Bir an ötede bir han yolcuyu sebepsiz sindirecek
Yolcu yorgun ayaklarını uzatacak bulanık suya
Sular çekilince ayaklar başlayacak sorguya
Sonra çölün ortasında açacak binlerce karanfil
O zaman diyeceğim işte nerededir ebabil
Kuşlar ve rüzgar aya doğru umutsuzca süzülecekler
Gölgeler yoksun diye, bilsen ne kadar üzülecekler!
Günahlarını sol eline alınca o mağrur kabadayı
Çığlığım korkutacak yapmacık heyulayı.
Halil Maraş
