ARGÜMAN başlayacak her şey boşlukta paramparça ve olmayacak şeylerin bir hiç uğruna bir şiire yaşantıların yokluğunda cehennemin derinliğine o kayıp zamanın başlangıçlarında unutulan susayan tenimdeki yaralar...
SESİYLE SESSİZLEŞTİREN YAĞMURLAR MEVSİM
Yorgun ve ağır aksak ilerleyen zamanlardayız artık.
Sessiz olun! Veda vaktidir sararmış yaprakların.
Usul usul süzülüyor rüzgâr, telaşa lüzum yok.
Bir sonbahar şarkısı kulaklarımızda uğuldarken.
Anılar sesini yutmuş sözcüklerin insafına kalmışken,
Hatırlamakta güçlük çektiğim acılarım var çokça körpe,
Gün hükmünü çoktan yitirmiş, son nefesinde bir güneşle.
Vaktidir ruhumu eleminden arındıracak yağmurlarda ıslanmanın.
Mevsim hazandır, son hali hazin bahçesinde ömrün.
Sürdükçe süren akşamlar şahit bakışlarımın mahmurluğuna,
Sadece benim duyduğum bir sesi var, öylesine elemli yağmurun.
Boşluğun sessiz ve duru sakinliğinde düşmek gibi toprağa…
Himmet Çokal
