0

BAĞ BOZUMUNUN EŞİĞİNDE

 

yağmurlar kıvranıyor boğazımda

dudağındaki haritaların asırlık çığlığıyla

susuzluktan ölmek üzere kuşlar

çatlamak üzere elinde nar

tanelerinde taşıdığı senin bahçen oysa

 

susuzluğumu erişemediğim dağların bağrından dinle

gülün yağmurdan önce koktuğu kızıl bahçede

önü kesilen bulutların sessizliğiyle katıl sesime

eşlik et durmadan

bir çocuğun düşünde mırıldandığı türküye

 

yığıldım kurak bahçeye

dikenli tellere takıldı kırlangıçlar

bir damla yerle bir edecek tel örgüleri

kıracak aklın kafesini bir yağsa

damlaların kokusunda eriyecek güneş

 

güneş ki onu gizlice yaktık gecemizle

delicesine tutuştuk birbirimize

hasretti evleri adımlarımızda tüttüren

soluğuma bastığın mühürler biliyor hasreti

kurak toprağa arsızca sokulan tohumlar

türküsü sayıklama sanılan çocuk biliyor bir de

 

ah! elinde nar izleri kanıyor

tohumlar kıvranıyor toprakta

kokumda senin bahçeni

uçuşumda dağlarını taşıyordum oysa

evim neden yıkıldı

neden bahçemde başakların sırrı

dolmak yetmiyor yağmak için

ağzımda kanat sesleri sustu

 

Canan Örs

 

 

 

 

İlgili İçerikler