NOKTA yüzün başka bir ülkenin rüzgârı uğrak yerinden kanıyor yaramız sensiz bir damla düşmez yere aynı tekneden geçirdik ekmek yaptığımız hamuru sabah olunca...
Karanlık olsa da
içimizde odalar
Buğulu cam, tül perde
ahşap masada güneşe hasret canlar
açılır tül gıcırtılı pencere iki yana
ve sen dolarsın
sonbahar rüzgarıyla odama
Atilla Tuncer
