UZUN BİR ZAMAN ATLAMASINDAN SONRA Yirmi beş yıl önce yazdığım bir şiir düştü aklıma Yosun yeşili gözlerinde ışıltılar eksilmesin demiştim Senin için, öyle ya...
Ey gülistan bedesten nar-ı çiçeğim,
Koparın papatya yapraklarını
Sevip sevmediğini bileyim.
Çürüklerde binlercesi
İşbaz karıncalar tek vücut,
Azgın dalgalarda çift ıslanan kumrular
Ve kutuplarda sadık penguenler,
Neresindeyiz bu evrimselliğin?
Çifte namlulu avcı
Önce vurdun yivsiz sözlerinle
Döndüğünde arkanı,
Karanlığın ikircikliğinde
Şüphe gölgelerini oynattın
Ve derin harami sessizliğinde
Gözyaşlarımı bekledin.
Bugün
Güneş doğdu sol böğrüme
Derinden üşütürcesine ve acıtırcasına,
Perdelerimi çektim
Kapılarımı kapattım,
Kara elmaslarını karayele
Bacalarını lodosta bıraktım.
Aldım başımı gidiyorum.
Bir yanımla felahlara,
Tırmanacağım Nemrut’u
Karışacağım taş başlara,
Taş kafamla sol yanağıma yaslanıp
Evrimleşmeni bekleyeceğim.
İsmail Türkdoğan