NOKTA yüzün başka bir ülkenin rüzgârı uğrak yerinden kanıyor yaramız sensiz bir damla düşmez yere aynı tekneden geçirdik ekmek yaptığımız hamuru sabah olunca...
Bir tarafta Matruşka’nın bebekleri
Ağlaşıyorlar…
Bir tarafta koşumlarından azat edilmiş Aşkar
Vurunca sağrısına hafiflik
Yelesine rüzgâr
Döndü baktı uzun uzun avlaklara
Sonra
Bir ok gibi fırladı taht-ı kübraya
Lakin
Yazgısından öteye geçemedi.
Ağlaşıyor Matruşka’nın bebekleri
Ağlaşıyorlar, ölümlünün ardından,
Kaş göz ediyorlar
Aygır göletlerinde,
Oynaşıyorlar.
Elleri;
Çaresiz, hoşnutsuz
Siliyorlar parmak izlerini
Kor bedenlerinden
Biteviye.
İsmail Türkdoğan
