Genel Öyküler

TESLİM OL

“Etrafın sarıldı. Teslim ol! Hiçbir yere kaçamazsın. Telsim olman için sana beş dakika süre tanıyorum.” Polis megafonundan yankılanan bu alüminyum ses, gizlendiği metruk...

Genel Öyküler

DUVAR

Büyük beyaz bulutların gökyüzünde sıralandıkları ve renkli uçurtmaların çocuklar tarafından kanatlandırıldığı mayıs ayındaydık. Benim için mayıs, kendince güzellikleri olan başlı başına bir mevsim...

Genel Öyküler

HOŞ GELDİN

Otobüs,  sonbaharın renk cümbüşüne durmuş dağlarının arasından geçiyordu.  Manzara, usta bir ressamın elinden çıkmış,  kusursuz bir tabloyu andırıyordu. Ne çok zaman olmuştu bu...

Genel Öyküler

ZAMANSIZ VEDA

Feryatları duyulmayan, ahvalleri bilinmeyen mekân sahiplerinin asude yaşantılarına ortaklık edecek en yeni komşusu olacak genç; flu tüller gerisindeki sevdiklerinin siyah gözlüklerle perdeledikleri nemli...

Genel Öyküler

ALABA NİEMA

Resim çeken kadına, “Shaqiqa” dedim. Öyle utandım ki! Elimi yüzüme kapattım, ama parmaklarımı araladım: “Lkn limadha?” Kadın gülüverdi. Sahici mi, bilemem, “Taerif altturkia.”...

Genel Öyküler

GÜLEN ADAM

Güldü. Ağzını doldura doldura, pıtrak kahverengisi dişlerini göstere göstere güldü. Üstelik dişlerinin de yarısı yok.  Ağzında mağara büyüklüğünde boşluklar… Olan üç beş diş de...

Genel Öyküler

YABANCI

Onun yüzünü, ilk kez, yakından, bize çiçek verirken görmüştük. Söylenenlerin aksine güleç ve sevecen bir yüzü vardı. Gizemli bir yaşamı vardı ve yalnızdı. Ya...

Genel Öyküler

BAŞTAN ANLAT

Mısır saplarını yara yatıra kanalete vardın ve aniden durdun. Adam, yüzüstü yatıyordu; ayakuçları toprakta, topukları hava-da, avuçları yerde, dirsekleri iki yana açık, ha kalktı...

Genel Öyküler

RÜŞVET

Çarşı meydanının büyük çınar ağaçları, yere düşen gölgelerini alacalandırarak, fısıldıyorlardı. Kuvvetli bir rüzgâr esiyordu. Avukat Hacı Namık Efendi, kâğıtlarım uçmasın diye, zümrüt bir kameriyeye...