banner
KURT VE İNSAN

    Sisin ortasında art arda patlayan ve nerden geldiği belli olmayan birkaç el silah sesini köpek havlamaları takip etti. Önce derin bir acı, ardından genç vücudu, yorgunluktan karla kaplı zemine düştü. Karın üzerinde kanı akıyordu. Göğüs ve karın bölgesinden vurulmuştu. Avcıydı, av olmuştu.     Sis geceyi saklamıştı. Özgürlüğü, açlığın ihtirasına yenik düşüyordu. Yaşamak için hep insanlardan uzak durmuştu. İnsan hemcinsine ..
Devamını Oku…

banner
KARA LASTİKLİ RÜZGAR KIZ 

    Ciğerlerim parçalanırcasına koşuyordum.  Karın, çamurun içinde durmadan koşuyordum. Dağ köyünde yaşamak koşmak, koşturmaca demekti. Koşmak ne hayalimde, ne düşüncemde vardı. Zayıf, çelimsiz bir kızdım. Tekman’ın bir dağ köyünde birleştirilmiş sınıflı okulda yirmi üç öğrenci okuyorduk. Kızların sayısı erkeklerden üç eksikti. Kar mevsiminde ellerimizde tezekle okulun yolunu tutuyorduk. Mezra ile okulun arası iki kilometreydi. Mezra dağın eteğinde köy ise aşağıda dere ..
Devamını Oku…

banner
SUDAN KORKAN KAPTAN

  “Kolay gelsin.” Dedi, arkadan gelen bir ses. Teknesini kıyıya bağlamakla uğraşan yaşlı balıkçı arkasını döndüğünde gördüğü yüze inanamadı. Uzun süredir rastlamadığı o çehre yıllar önce birlikte balık tuttuğu küçük çocuğa aitti. “Deli Murat? Sen misin bu?” Genç, başını sallayarak onayladı. Gözündeki güneş gözlüklerini çıkartıp, sırtındaki çantasını yere bıraktı. Rüzgar, uzun saçlarını yüzüne doğru savururken ..
Devamını Oku…

banner
ÇOCUK  OYUNU  DEĞİLMİŞ  AŞK

  Saklanmadım bu kez Aşktan , sobelendim Sonra körebe oldum birden Tanıdım seni  Herkesin içinden Köşe kapmaca oynadım mutlulukla Hep bir adım uzağımda kaldı Mutluluk . Yerden yükseldi ayaklarım Hatta yürüdüm bulutların üstünde   Ayrılık geldi bir gün Aniden , gerçekti  Şaka değildi. Mendili kaptım  Çok ağladım kuytu köşelerde Yüreğim yandı kor ateşlerde   Uçurtmanın ..
Devamını Oku…

banner
VE SAÇLARINDA BARUT

  Savaş tanrısının Tecavüzüne uğradı toprak, Ana rahminde mayın taşımaya zorlandı; Yağmurun tik tak’ları yağdı üstümüze Zamanın tutulan nabzı soluklarımıza ayarlandı.. Sonra turuncu bir akşam Sonra sesleri vardı uzakta ateş gibiydi Sonra sesleri.. nasıl olduysa soğudu.. Dudaklarında, her an kapıyı çalacak Bir ölümün ıslaklığı Ve saçlarında barut kokusu.. Sahi, neydi o sarılmalarımız? Belki biraz tarçın, ..
Devamını Oku…

banner
ALTIN ÇAĞIN KUYUMCUSU

  Minarelerin gölgesi kerhanelere düşerken Tezgâhlarda yüreğini bozduruyor esnaf Madeni ve ıslak. Özümüz karın tokluğu evet ama Ekmeği kim nasıl kazanacak? Kovalıyorum Kovalıyorsun Kovalıyorlar…   Plazma televizyonda şişman gösteriyor Her Afrikalı çocuk… Geri kalanlar saat ve parfüm satıyor… Bu İstanbul bir acayip şehir; İnsanlar kan, kemik ve magazin Geri kalanlar bir tuhaf kokuyor.. Çürüyorum Çürüyorsun ..
Devamını Oku…

banner
MODERN DÜNYANIN İÇİNDEN

    Sokak kedileri yollara dökülmüş, ayakaltında gezinip duruyorlar. Evcilleştirildiklerinden beri avlanmayı çoktan unutmuşlar. Cılızlıktan münezzeh bu yaratıklar, hayvan severlerin gazete parçalarının üzerine yerleştirildikleri kedi mamalarıyla besleniyorlar. Sokakta olmalarına rağmen sağlıklı ve gürbüzler.  Her köşe başında onları görüyorum. Birbirleriyle oynaşıyorlar. Bitmek bilmeyen şehir işkencesine mesai saatinin bitmesi de eklenince her taraf insanla doluyor. Hınca hınç ..
Devamını Oku…

banner
MENEMEN

  Asansörün kapısına “ ASANSÖR BOZUK” yazılı bir bilgisayar çıktısı asılmıştı. Eski apartmanın, eski asansörüne kızgınlıkla baktı Sema. Markete uğrayıp alışveriş yaptığından eli koli doluydu. “ Şimdi bir de üç kat çık.” dedi kendi kendine. Bıkmıştı bu apartmanın sorunlarından. Çaresiz yöneldi merdivenlere, oflaya puflaya çıktı basamakları. Tam merdivenin ortasına geldiğinde, sensörlü  kat ışığı sönmese çıkış ..
Devamını Oku…

banner
MASUMİYETİN BİRİNCİ BASAMAĞI

  Rüzgar mı değdi tenine Usulca bir masalı tamamlayıp Gökkuşağı mı çizdi yüzüne  Merakın sevincin hepsi hayranlık Nedir sende bitmeyen bu şirin çocukluk İnsan azalır ya kendine Hani kalbi kırık dalgın gamlı bir tohum İşte saçların tel tel suskunluğumun üstünde Kokun peşinden gelen mavi bulut Anlatsam seni herkese Doymayacak haklı bu çocuk.. Nedir ölümü teselli ..
Devamını Oku…

banner
ÖTELERE SAVRULUŞ

  Akıp giden bir nehri seyrediyormuş gibi huzur doluydu içi. Sağrısına yel değmiş tay kadar hafif bedenini bulutlara yaslamış, mavi gök altında yüzer gibi ilerliyordu. Babasının, haminnesinin, küçük amcasının kendi aralarında konuşarak biraz ilerideki kalabalığa doğru yürüdüğünün ayırdına vardı birden. Kızıla çalan uzun saçlarını arkasında toplamış, kareli gömleğine yakıştırdığı kısa, beyaz pantolonuyla oradan oraya koşan ..
Devamını Oku…