TANRI’NIN ZARİF İRONİSİ KÖR KÜTÜPHANECİ JORGE LUIS BORGES Uzun yıllar Buenos Aires’in bir banliyösünde; sokakları serüvenler vaat eden, görkemli günbatımına doyum olmayan bir banliyöde...
Su, asırlardır ağlar;
Orman uzaklaşır günden güne
Dağ, arkadır sahipsizlere…
Mezopotamya’da Babil’de
Meleklerin kanatlarında
Yeşerirken umutlar,
Sen- ben değil, zamandır yaşlanan…
Kaç rüzgâr eskitir kelaynaklar,
Direnirler
Üstelik kanatları kırılsa da…
Kızıla boyalı dudaklardan
Dökülen nefret söylemleri,
Kan kokusu sinmiş giysiler al…
Putlar paramparça edilmiş,
Balta taş heykelin elinde duruyor.
Zalim, nereye giderse gitsin
Kaçmıyorum, kovalıyorum aksine…
Evliyalardan medet ummak yetmiyor,
Eyüp sabrı gerek!
Bir yıldız parlıyor düşlerde
Korku salıyor bebekler namerde…
Nemrut,
Güzel olan ne varsa
İyiden yana
Yakıyor her şeyi!
Üflüyorum, sönüyor.
Harran’da
Nereye gitsem balıklı göl oluyor.
Harika Ufuk
