TOZDAN KADIN Dinlenme tesisine yanaşan beyaz otobüsün otomatik kapısı açılır açılmaz ilk o indi. Sıcaktan erimiş asfalta ayağını basar basmaz yere düşen gölgesi silinip...
Bir İstanbul rüzgârı esmekte dar sokakta
Hüzünler pencerede dertler arka sokakta
Başucumda bekleyen karabasan kâbusu
Şeytanın süngüsü mü köşelerde, bucakta?
Eskilere götürür her yağmurun damlası
Nedendir acı verir sevgiliyi anması
Pencereler karanlık sokak ışıklarında
Tek verdiği aydınlık zaman âşıklarında
Rahatlatıyor beni kulağımda gülüşün
Bu soğuk sokaklarda hayale örtünüşüm
Bırak ben alışkınım bu rüzgârın sesine
Bir gün takılıp gider kaderim ensesine.
Atilla Tuncer
