ORHAN DEĞİRMENCİ Postacının elime tutuşturduğu zarfa daldım gittim. Kapı aralıktı, öyle kalakalmıştım. Bir süre sonra kendime gelip kapıyı kapattım, içeri geçtim. Zarfın içini az...
Bir İstanbul rüzgârı esmekte dar sokakta
Hüzünler pencerede dertler arka sokakta
Başucumda bekleyen karabasan kâbusu
Şeytanın süngüsü mü köşelerde, bucakta?
Eskilere götürür her yağmurun damlası
Nedendir acı verir sevgiliyi anması
Pencereler karanlık sokak ışıklarında
Tek verdiği aydınlık zaman âşıklarında
Rahatlatıyor beni kulağımda gülüşün
Bu soğuk sokaklarda hayale örtünüşüm
Bırak ben alışkınım bu rüzgârın sesine
Bir gün takılıp gider kaderim ensesine.
Atilla Tuncer