ARGÜMAN başlayacak her şey boşlukta paramparça ve olmayacak şeylerin bir hiç uğruna bir şiire yaşantıların yokluğunda cehennemin derinliğine o kayıp zamanın başlangıçlarında unutulan susayan tenimdeki yaralar...
Karanlık olsa da
içimizde odalar
Buğulu cam, tül perde
ahşap masada güneşe hasret canlar
açılır tül gıcırtılı pencere iki yana
ve sen dolarsın
sonbahar rüzgarıyla odama
Atilla Tuncer
