NOKTA yüzün başka bir ülkenin rüzgârı uğrak yerinden kanıyor yaramız sensiz bir damla düşmez yere aynı tekneden geçirdik ekmek yaptığımız hamuru sabah olunca...
Parkta hava serin
Parkta adam yalnız
Adam düşünceliydi,
Ve yalnızlığının içinde
Biri gizliydi.
Neden gelmişti yabancı kente
Siyah bankta, siyah elbiseli
Kamburu çıkık bir düşünen adam,
Bir defa yaşamak, yaşamadıklarını yalancıktan.
Derken adam unuttu düşündüklerini,
Bir kahkaha salıverdi karanlığı yırtan.
Hırçınlaştı Çigan melodileri
Belirdi kumlarda ayak izleri
Canlandı Hügo’nun sefilleri
Aşk dilendiler,
Etten kemikten mabedi, bu kentliler diktiler.
Hıçkıra hıçkıra ağlıyordu düşünen adam
Dudakları kıpır kıpırdı yapraklara denk
Parkta hava serin
Parkta adam yalnız
Adam düşünceliydi
Ve yalnızlığının içinde
Biri gizliydi.
İsmail Türkdoğan
