UZUN BİR ZAMAN ATLAMASINDAN SONRA Yirmi beş yıl önce yazdığım bir şiir düştü aklıma Yosun yeşili gözlerinde ışıltılar eksilmesin demiştim Senin için, öyle ya...
Bak yükseliyor Mimar Sinan’ın camilerinde kubbeler
Sen birinde ay oluyorsun diğerinde güneş
Gece ve gündüz birleşiyor ellerinde
Bir yakana hüznü diğerine sevinci ilikliyorsun
Toprak bir testi ellerin
Âşıkların acılarına şarap sunuyorsun
Ömer Hayyam’ın rubailerinden
Kırmızı bir üzüm gibi kanıyor gözlerin
Yudum yudum sarhoşluğuma damlıyorsun
Fuzuli dolduruyor seni dudağından
Çini işlemeli bir kadehe
Sen geleceği gösteriyorsun
Tac mahal inşa ediliyor Hindistan’da
İçine defnediliyor aşkın tohumları
Bir yüzün ölümün bakışı diğeri bitmeyen güzelliğin
Mısır’a sultan oluyorsun
Ama bir kuraklığa tutuluyor yalnızlığın
Bir yağmur damlasına yaslanmayı bekliyorsun
Parmakları kesiliyor rüzgârın kanatlarında
Sen hep çocuk kalıyorsun sevdanın ocağında
Muhammed Korkmaz