NOKTA yüzün başka bir ülkenin rüzgârı uğrak yerinden kanıyor yaramız sensiz bir damla düşmez yere aynı tekneden geçirdik ekmek yaptığımız hamuru sabah olunca...
ayağı ıradı sanki ölümün
elleri çözülemedi bir türlü
tanır mıydı baharı,
öte geçenin renkleri?
dilinde acelesiz
dilinde sessizlikler altında
koyu bi türkü
fersahı mühürlü
mevsimdi, iklimdi, ömürdü
‘vakitsiz’ deyip çıktılar işin içinden
ayağı ıradı sanki ölümün
saçları uzadı… uzadıkça
var ki söyleyecek biri mutlaka
sancılı sancılı sormada
kimseden pervasız ihtiyaç;
kim kurtaracak rapunzel’i!
Halis tamkoç
