NOKTA yüzün başka bir ülkenin rüzgârı uğrak yerinden kanıyor yaramız sensiz bir damla düşmez yere aynı tekneden geçirdik ekmek yaptığımız hamuru sabah olunca...
Şimdi bir yabancıyım ben kendime,
Bilmezken kaybettim ben, beni
Kayboldum bu şehrin kalabalığında
Işıklar yok artık önümde
Koca bir karanlık düştü ömrümün bahar bahçesine
Gölgeler var sadece, siluetler…
Adımlarım ağır, yolum kısa
Nefesim son demlerinde
Son kez bakıyorum ardıma
Gördüğüm koca bir rüya…
Sevinç, hüzün, umut, umutsuzluk, nefret, sevgi…
Son selamım; yere, göğe, kuşlara…
Montum sırtımda, o, saksımdaki son çiçeğim elimde
Güneşin kızıllığı ile boyanmışken gökyüzü
Başım önümde,
Yürüyorum kendimden kendime…
Kerime Bistami
