ARGÜMAN başlayacak her şey boşlukta paramparça ve olmayacak şeylerin bir hiç uğruna bir şiire yaşantıların yokluğunda cehennemin derinliğine o kayıp zamanın başlangıçlarında unutulan susayan tenimdeki yaralar...
perdesiz bir tiyatro hayat
çile işlemiş ellerimle
parmaklarımdan kayıp giden
yarınlarım nerede
tersine ilerlerken saatler
boyu devriliyor gökdelenlerin
neferler salınıyor barışa
yaşamak tabut boyu
artık savaşlar okşuyor bedenimi
ateş ve barutla ısınan dünyada
şafak kirpiklerime kavuşurken vuruldu
söndü gözlerimin ışığı
çocuklar gömüldü güneşsiz yurtlara
kurumuş gül dallarından
ateşler yakın uygarlığın karanlığına
günaydınsız kalmış yeryüzü
göğe veda etmiş mavi bulutların hüznü
Heybet Akdoğan
