AN MEKÂNSIZLIK An an üstüne bindi Zaman taştı nil gibi Gün gün üstünden geçti Kanatları ufukta öylesine korkusuz Uzaklaşıp göçtü bilinmeze Ben...
Umarsızca özlüyorum seni ve göğünün kuşlarını
hoyrat bir rüzgâr kışkırtıyor yaz yanığı tenimi
anımsadıkça hanımeli kokulu ellerini
vakit akşama akıyor yüzünü aklıma zimmetlediğim Arnavut kaldırımlı sokakta
umarsızca özlüyorum seni ve göğünün kuşlarını
hasret yelkenlerim
fora
hangi denize dümen kırsam yokluğunun buzdağına çarpıyor gönül teknem tekinsiz bir bilinmeze sürükleniyorum
umarsızca özlüyorum seni ve göğünün kuşlarını
kara delikler yutuyor umut gezegenimi
bir garezi olmalı bana bir garezi
ne zaman vuslatına budaklansa dilek ağacım
kırar kader dallarını
Mehmet Şirin Aydemir
