ARGÜMAN başlayacak her şey boşlukta paramparça ve olmayacak şeylerin bir hiç uğruna bir şiire yaşantıların yokluğunda cehennemin derinliğine o kayıp zamanın başlangıçlarında unutulan susayan tenimdeki yaralar...
İKİ ÇOCUK
“Kandilsiz ve tandırsız evler gibi
Soğuk sokaklar.
Şu soğuk sokaklar
Ne sırlar saklar.”
İki küçük çocuk;
Babasız, anasızlar.
Ne üst-başları var,
Ne yarınları
Görenin yüreği sızlar.
İki küçük çocuk;
Birinin uçurtmada aklı…
Diğeri oyundan yasaklı,
Yıkımı telli duvaklı…
İki küçük çocuk;
Sokakları dar.
Ne pabuçları,
Ne de
Başlarını sokacakları
Bir evleri var.
İki küçük çocuk…
Hayalleri var atlastan.
Yoksulluk şerbeti içerler
Altın tastan.
Esat Anık
